Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sinop

  1. #1
    Status
    Çevrimdışı
    yukselens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Ekim 2009
    Mesajlar
    2
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    Sinop

    İsminin Menşei

    Amazonlu kadınların cengâver kraliçeleri Sinova’nın isminin bu şehre verildiği rivâyet edilir. Romalılar bu şehre Sinepolis demişlerdir. Bâzı kaynaklar Hititçe Sanova’dan geldiğini, bâzıları Asurların Sin kelimesinden geldiğini, başka kaynaklar Sinip’ten geldiğini, bâzı tarihçiler Sen-ha-pi kökünden türediğini, bâzıları da Farsça Sîne-i âb (Suyun göğsü) kelimesinden geldiğini ifâde ederler. Roma kayıtlarında General Pompeius’un idâresine verilen 11 şehir arasında Sinop Teium kaydı vardır.

    Fâtih Sultan Mehmed Han Sinop’a Cezîretül-Uşşak demiştir. Türkler şehri fethettiklerinde bu şehre Sinop ismini vermişler ve isim gümüze kadar devam etmiştir.

    Târihi

    Sinop şehrinin târihi çok eskilere dayanır. Târihte savaşçı kadınlar topluluğu olarak tanınan, efsanevî Amazonlara kadar uzanır. Nitekim Hititlere âit belgelerde, bölgede Amazon ve Kaşkarların yaşadığı yazılıdır. Asurlular ve Sâmi kavimleri, bölgeyi hiçbir zaman ele geçirememişlerdir. Sinop, Anadolu’da ilk siyasî birliği kuran Hitit İmparatorluğunun sınırları içinde bir bölgeydi. Hititler bu bölgeye “Gasgas” (Kaşka, Gaşka, Kaska) ismini verdiler.

    M.Ö. 8. asırda Kimmerler bölgeyi istilâ ettiler. Bilâhare Frikya ve Lidya kralları ele geçirdi. M.Ö. 6. asırda Persler, Lidya Krallığını yenerek bölgeyle birlikte Anadolu’nun mühim kısmına hâkim oldular. Daha sonra Miletoslular yerleşerek, bu asırlarda Sinop bir “İyon” sitesi hâline geldi.

    Bir ara Sinop, Kapadokya Krallığının eline geçti. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Persleri yenerek, Anadolu ve İran’ı Makedonya Krallığına ilhak etti. İskender’in ölümünden sonra Yunanlaşmış Persler bu bölgede Pontus Krallığını kurdular. Pontus, Yunanlaşmış bir Pers Devletidir. M.Ö. 169 senesinde Sinop, Pontus Krallığının başşehri oldu. Pontus Kralı Mithridates bir ara Anadolu’nun bir kısmını ele geçirdi. Roma İmparatorluğu ile savaştı. Neticede Romalılar, Mithridates’i yenerek M.Ö. 1. asırda bu bölgeyi kendilerine katarak Bitinya eyâletine bağladılar.

    M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce bu bölge Anadolu gibi Doğu Roma (Bizans) nın payına düştü. Anadolu’ya akınlar yapan İslâm orduları, Anadolu’nun birçok şehrini fethetmişse de, bu bölgeye girmediler. Sâsâni akınları da bu bölgeye ulaşamadı.

    Sinop ilk olarak 1085’te AnadoluFâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Birinci Süleyman Şahın komutanı Karatekin tarafından fethedildi.

    Haçlı Seferlerinin başlaması üzerine genç Türkiye Devleti, Anadolu içlerine geri çekildi. Birinci Haçlı Seferinden sonra Bizanslılar sâhildeki Türk şehirlerini ele geçirdi. Sinop da yeniden Bizanslıların hâkimiyeti altına girdi. Dördüncü Haçlı Seferinden sonra Bizanslı Kommenoslar başşehir Trabzon olmak üzere 1204’te Sinop’u da içine alan Pontus-Bizans Devletini kurdular.

    Selçuklu Sultanı Birinci İzzeddin Keykâvus, Bizans İmparatoru Alexius Commenus’u yenerek esir aldı. Böylece Karadeniz’de işlek bir limana sâhip olundu.

    Türk tüccarları Sinop’a gelerek kısa zamanda Karadeniz ticâretine hâkim oldular.

    Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubâd devrinde Kırım Seferi Sinop’tan hareket eden Türk Karadeniz Donanması tarafından başarıyla neticelendi. Sinop, Selçukluların Karadeniz üzerindeki en mühim şehri oldu.

    Sinop bir ara Trabzon’daki Pontus-Bizans Devleti tarafından 1259’da yeniden işgal edildiyse de Selçuklu veziri Muinüddin Süleyman Pervâne tarafından 1261’de geri alındı. Daha sonra Sinop’ta Pervâneoğulları Beyliği kuruldu. 1326 senesine kadar devam etti.Pervâneoğullarından sonra Melik Altınbaş Gâzi Çelebi, Sinop Vâlisi oldu. Selçuklu Sultanlarının sonuncusu İkinciMes’ud’un oğludur. Babasının ölümü üzerine İlhanlılar Gâzi Çelebi’yi tahta çıkarmadılar. Tahtı kendilerine aldılar. Gâzi Çelebi’den sonra büyük oğlu İbrâhim Bey, Sinop Vâlisi oldu. İbrâhim Beyin ölümünden sonra Candaroğulları (sonraki isimleri İsfendiyaroğulları) Sinop’u ele geçirdiler. Bâzıları beyliğin Kastamonu olan başşehrini Sinop’a taşıdılar. Candaroğulları 14. asrın sonlarına doğru Osmanlı Devletine tâbi olmuşlardır. Osmanlı ve Candaroğulları, kız alıp vermelerle akrabâ olmuşlardır. Candaroğullarının mühim kısmı Sinop’ta gömülüdür.

    Fâtih Sultan Mehmed Han Sinop’un iç bağımsızlığına son vermek isteyince, Fâtih ile kardeş çocuğu olan İsmâil Bey Sinop Kalesini ve limanını Fâtih’e teslim etmiştir. Fâtih, İsmâil Beyi Filibe’ye sancak beyi olarak gönderdi.

    Osmanlılar zamanında Sinop Trabzon’un yanında ikinci dereceye düştü. On yedinci asırda Sivas eyâletinin (beylerbeyliğinin) 8 sancağından (vilâyetinden) biri olan Canik (Samsun)e kazâ olarak bağlandı.

    Tanzimattan sonra Kastamonu vilâyeti (eyâleti) kurulunca bu eyâletin 4 sancağından birine merkez oldu. 3 kazâsı vardı. Bilâhare müstakil sancak oldu.

    Osmanlı devrinde Sinop çok önemli bir liman ve tersâne şehriydi. Önemli olan bu liman ve tersânede 1571 İnebahtı’da kaybedilen gemiler yapıldı.

    Kıbrıs Seferine çıkarılan 72 gemi de burada yapılmıştır. 1853’te Ruslar Sinop’a baskın yaparak Türk donanmasını tahrip ettiler. Târihin her devrinde önemini muhâfaza eden Sinop, Cumhûriyet devrinde il merkezi oldu.


    İlçeleri

    Sinop’un biri merkez olmak üzere, sekiz ilçesi vardır.

    Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 49.844 olup, 25.537’si ilçe merkezinde, 24.307’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 402 km2 olup, nüfus yoğunluğu 123’tür. Merkez’e bağlı 17, Kabalı bucağına bağlı 19 köyü vardır.

    İlçe merkezi, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru sivrilerek uzandığı yarımadanın en dar yerindeki düzlük alanda kurulmuştur. Karadeniz’in en eski yerleşim merkezi olduğu halde, büyük bir nüfûsa sâhip olamamıştır. Ulaşım güçlüğü ilçenin gelişmesini önlemiştir. İlçenin, kuzey ve güneyinde iki tabii liman vardır. Kuzey limanı zamanla dolarak kullanılmaz hâle gelmiştir.

    Ayancık: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 36.543 olup, 10.418’i ilçe merkezinde 26.125’i köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 876 km2 olup, nüfus yoğunluğu 42’dir. Merkez bucağa bağlı 41, Yenikonak bucağına bağlı 28 köyü vardır.

    İlçe toprakları dar kıyı şeridi ve hemen ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Her mevsim yağış aldığından toprakları içinde kalan dağların kuzey yamaçları sık ve gür ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar ağaç denizi olarak isimlendirilen ünlü Cangal ve Zindan ormanları olup, ekonomik değeri yüksek olan köknar, çam, kayın, gürgen, meşe, ıhlamur, kavak, kestane ve çınar gibi ağaçlar yetişir.

    İlçe ekonomisi birinci derecede ormancılığa dayanır. Türkiye’nin en büyük kereste fabrikası bu ilçede olup, devlete âittir. Tarıma elverişli toprakları azdır. Meyve ve sebzecilik gelişmiştir. Kestâne ve elma üretimi fazladır. Tahıllardan en çok mısır elde edilir. Küçük çapta deniz ve tatlı su balıkçılığı yapılır. Arıcılık gelişmektedir.

    İlçe merkezi, Karadeniz sâhilinde 1870’li yıllarda Ayan Tepesi eteklerinde kurulmuştur. Eski ismi İsfehan’dır. Türkeli-Sinop karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 81 km mesâfededir. Belediyesi Cumhûriyet öncesinden beri faaliyetini sürdürmektedir.

    Boyabat: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 50.648 olup, 21.506’sı ilçe merkezinde, 29.142’si köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 102 köyü vardır. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde İsfendiyar Dağları, batı ve güneyinde Ilgaz Dağları, orta kesimde ise Boyabat Ovası yer alır. Gökırmak Vâdisi boyunca uzanan Boyabat Ovası çok verimlidir. Ovanın çevresinde yer yer ormanlık arâziler vardır.

    Ekonomisi; tarım, ormancılık ve hayvancılığa dayanır. Boyabat Ovasının pirinç ekimine elverişli iklime sâhip olması ve sulama imkânının fazla olması, pirinci başlıca geçim kaynağı yapmıştır. Ayrıca buğday, mısır ve şekerpancarı yetiştirilir. Patates ve soğan üretiminin yanında sebze ve meyvecilik de gelişmektedir. En çok elma ve armut üretilir. İlçe halkının önemli geçim kaynaklarından biri de hayvancılıktır. Arıcılıkta modern usuller kullanılır. Gökırmak çevresinde koyun yetiştiriciliği yapılır. Büyükbaş hayvanların ıslahı için bir laboratuvar vardır.

    İlçede el sanatları oldukça gelişmiştir. Halı ve kilim dokumacılığının yanı sıra deri ve kundura imâlatı da önemlidir. Sanâyisi tarıma ve ormancılığa bağlı olarak gelişmiştir. Faaliyet hâlinde çok sayıda çeltik ve kiremit-tuğla fabrikası vardır. Un fabrikaları ile kereste ve ağaç ürünleri işleyen fabrikalar diğer sanâyi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında zaman zaman çıkarılmış olan linyit ve çimentonun hammaddesi olan kalker yatakları vardır.

    İlçe merkezi Gökırmak’ın kolu olan Gâzideresinin aktığı vâdide kurulmuştur. Kastamonu-Sinop karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 94 km mesâfededir.

    Dikmen: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 14.872 olup, 2412’si ilçe merkezinde, 12.460’ı köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 27 köyü vardır. İlçe toprakları dar kıyı ovası ve hemen ardından yükselen dağlardan meydana gelir. Başlıca akarsuyu Kanlıdere’dir.

    Ekonomisi; tarım, hayvancılık, balıkçılık ve ormancılığa dayanır. Dar kıyı şeridi ve akarsu vadilerinde; buğday, arpa, elma, armut, patates, soğan yetiştirilir. Kıyı şeridinde balıkçılık yapılır. Ormanlarla kaplı dağlık bölgelerde hayvancılık ve ormancılık başlıca geçim kaynağıdır. İlçe merkezi Kanlıdere Vâdisinde kurulmuştur. Gerze’ye bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. İl merkezine 73 km mesâfededir.

    Durağan: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 34.131 olup 7432’si ilçe merkezinde, 26.699’u köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 1103 km2 olup, nüfus yoğunluğu 31’dir. Merkez bucağa bağlı 33, Çerçiler bucağına bağlı 15 köyü vardır. İsfendiyar Dağları kuzey ve doğudan ilçe topraklarına girer. Ormanlarla kaplı olan bu dağların güneyinde ise Gökırmak Vâdisi uzanır.

    İlçe Sinop ilinin başta gelen tarım alanlarındandır. Dağlık kesimlerde hayvancılık gelişmiş olup, Gökırmak Vâdisinde tarım yapılır. Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa mısır, pirinç ve şekerpancarıdır. Hayvancılığın yanında arıcılık da gelişmektedir. İlçede çok çeşitli küçük sanâyi kuruluşları bulunur. Çeltik, tuğla-kiremit fabrikaları, halı ve kilim dokuma atölyeleri başlıcalarıdır. İlçe topraklarında bulunan linyit yatakları zaman zaman işletilmiştir. İlçe merkezi Gökırmak’ın Kızılırmak’a karıştığı yere yakın bir bölgede kurulmuştur. Boyabat-Vezirköprü karayolu, ilçeden geçer. İl merkezine 121 km mesâfededir. Belediyesi 1954’te kurulmuştur.

    Erfelek: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu, 19.288 olup, 4262’si ilçe merkezinde, 15.026’sı köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 1063 km2 olup, nüfus yoğunluğu 18’dir. Merkez bucağına bağlı 38 köyü vardır. İlçe toprakları dağlık olup, İsfendiyar Dağları, topraklarının büyük kısmını kaplar. Kıyılarda dar düzlükler vardır. En önemli akarsuyu Küre Dağlarından doğup güney-kuzey doğrultusunda akıp daha sonra doğuya yönelen Karasu Çayıdır.

    Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri; buğday, şekerpancarı, mısır ve arpadır. Meyvecilik gelişmiş olup, kestâne, armut ve elma üretimi önemlidir. Dağlık kesimlerde hayvancılık ve ormancılık gelişmiştir. Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılır.

    İlçe merkezi kıyıdan içeride, Sinop-Ayancık karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 29 km mesâfededir. Eski ismi Karasu’dur. Belediyesi 1960’ta faaliyete geçmiştir.

    Gerze: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 28.215 olup, 8609’u ilçe merkezinde, 19.606’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 43 köyü vardır. İlçe topraklarının batı ve güneyi İsfendiyar Dağlarının uzantıları ile kaplıdır. Bu dağların Karadeniz’e bakan yamaçları; kayın, gürgen ve köknar ağaçlarından meydana gelen ormanlarla kaplıdır. İlçe topraklarını Sarımsak Çayı sular.

    Ekonomisi tarım, hayvancılık, balıkçılık ve ormancılığa dayalıdır. Dar kıyı şeridinde ve akarsu vâdilerinde tarım yapılır. Başlıca tarım ürünleri, buğday, mısır, arpa, elma, armut, patates, soğan, tütün ve ketendir. Tarıma elverişli olmayan kıyı şeridinde balıkçılık yapılır. Dağlık ve engebeli arazide ormancılık ve hayvancılık gelişmiştir. En çok koyun ve keçi yetiştirilir. Arıcılık ve tavukçuluk gelişmiştir. İlçe merkezi Karadeniz sâhilinde kurulmuştur. Sinop-Samsun karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 40 km mesâfededir. Belediyesi 1901’de kurulmuştur.

    Saraydüzü: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu, 9065 olup, 1591’i ilçe merkezinde, 7474’ü köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 25 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana gelir. Gökırmak’ın kolları ilçe topraklarını sular.

    Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. En çok pirinç üretimi yapılır. Ayrıca buğday, mısır ve şekerpancarı yetiştirilir. Halı ve kilim dokumacılığı yaygın olarak yapılır. İlçe merkezi Kargı-Durağan karayolu üzerinde yer alır. Boyabat’a bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu.

    Türkeli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 22.547 olup, 4547’si ilçe merkezinde, 18.000’i köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 295 km2 olup, nüfus yoğunluğu 76’dır. Merkez bucağa bağlı 23, Helaldı bucağına bağlı 9 köyü vardır.

    İlçe toprakları çoğunlukla dağlık olup, ormanlarla kaplıdır. Ormanlar meşe, gürgen, kayın ve köknar ağaçlarından meydana gelmiştir. Kıyıdaki düzlükten başka düzlüğü yoktur.

    Ekonomisi ormancılığa dayanır. Hayvancılık fazla gelişmemiştir. Az olan tarım alanlarında mısır ve buğday yetiştirilir. Az miktarda patates, soğan, kestâne, elma, armut ve fasulye yetiştirilir. Helaldı bucağındaki özel sektöre âit kereste ve parke fabrikası en önemli sanâyi kuruluşudur.

    İlçe merkezi, Karadeniz kıyısında küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. İnebolu-Ayancık karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 99 km mesâfededir. Rum Pontus saldırılarına karşı koyan bir Türk yerleşim merkezi olduğundan bu ismi almıştır. 1957’de ilçe olan Türkeli’nin belediyesi aynı sene kurulmuştur.

  2. #2
    Status
    Çevrimdışı
    ufuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Kasım 2008
    Mesajlar
    1,089
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    güzel bir çalışma olmuş kardeş gezemediğim yerler arasında dır sinop gezip görecegim kısmetse.
    kurt ulusundan gördügünü işler.

  3. #3
    Status
    Çevrimdışı
    hunter41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Ocak 2009
    Nereden
    Kocaeli
    Mesajlar
    361
    Beğenmiş
    12
    Beğenilmiş
    5

    sa

    kardeş ellerine sağlık güzel paylaşım .....
    izinsiz kazı suçtur

  4. #4
    Status
    Çevrimdışı
    KRAL57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar
    659
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    selamun aleyküm

    kardeş emegine saglık güzel çalışma olmuş...sagolasın.hemşerimsin herhalde görüşmek üzere.......
    YERİNDE SÖZ SÖYLEMESİNİ BİLEN,,ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALMAZ.....

  5. #5
    DEREBEYİ
    DEREBEYİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emeğine Sağlık
    Ancak Bu Kadar Anlatılırdı Zaten

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •