Vezirhan, Osmanlı hakimiyetinden evvel Antik çağda da var olduğu yapılan kazı çalışmalarından ve çıkarılan tarihi eserlerden bilinmekle beraber, ilk kurulduğu tarih ve kimler tarafından kurulduğu hakkında elimizde kesin yazılı belge bulunmamaktadır.
Vezirhan mekan olarak Osmanlı İmparatorluğu kuruluş sınırları içerisinde kaldığından Vezirhan’a su katılmamış Osmanlı köyü diyebiliriz. Osmanlılar zamanında köyün isminin "Vezirhan" olmadığını sultan IV.Mehmet tarafından Vezir-i Azamı Köprülü Mehmet Paşa’ya verdiği Mülkname’den ve Köprülü Mehmet Paşa’nın M.1661 yılında mahkeme huzurunda hazırlattığı Vakıfname’de belirttiği gibi köyün isminin Vezirhan değil "Karaoğlanbeli", köyün ortasından geçen dereninde "Karasu" değil "Karaoğlan Deresi" olduğunu öğrenmekteyiz. Daha sonra Vezir-i Azam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan hana izafeten köyün isminin "Vezirhan" olarak kaldığı bilinmektedir.
Vezirhan Osmanlı döneminde Lefke (Osmaneli) - Bilecik arasında Karasu vadisinde İstanbul – Şam (Bağdat yolu) yolu üzerinde ticaret ve posta kervanlarının konakladığı bir yerdir. Kervanların dinlenmesi, iaşe edilmesi, temizlenmesi ve ibadetleri ile diğer ihtiyaçlarını karşılamaları için Vezir-i Azam Köprülü Mehmet Paşa tarafından bir adet kervansaray, bir adet cami, bir adet hamam , su kuyusu ve kemerli köprüden müteşekkil külliye yaptırılmış, emniyet içinde istirahatlerini yapabilmeleri içinde derbentler tarafından korunmuşlardır. Osmanlı döneminde Müslümanlar ile yerleşik Rumlar bir arada yaşamışlar, Rumlara ait bir mezarlık ve kiliseler bulunmaktadır.
VEZİRHAN, Osmanlı döneminde Rumlara iskan edilmiş bir bölgede kurulmuştur.Nüfusun büyük kısmını Rumlar teşkil etmiş,ancak Cumhuriyet döneminde nüfus mübadelesi sonucu köy tamamen Türkleşmiştir.
VEZİRHAN iddiaya göre Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Rüstem Paşa zamanında kurulmuştur.Diğer elde edebildiğimiz bütün kaynaklara göre köyün Köprülü Mehmet Paşa zamanında kurulmuş olma ihtimali daha kuvvetlidir.
BELDENİN adı ’’Vezirhan’’ dır.Türk hakimiyetine geçtikten sonra hep aynı adı taşımıştır.
İlk zamanlarda yol üzerinde inşa edilmiş bir konaklama yeridir.Konaklama yerinin inşasından önce beldenin varlığını tespit etmemiz imkansızdır.Anadolu’da Türk nüfusunun en geç teessüs ettiği bölgelerden biridir.
Günümüzde beldeye yerleşen aile ve oymakları şöyle sıralayabiliriz:
[LIST=1][*]Yunanistan’ın Selanik yöresinde gelenler,[*]Bulgaristan’dan gelenler(bir aile),[*]Doğu Anadolu Bölgesinden gelenler,[*]Köyün esas yerlileri Türkler ve Obadaki Karakeçeli Yörükler[/LIST]
Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı
Kervansaray ‘’Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı’’ adı ile anılmaktadır.Bilecik İstanbul karayolunun 16. kilometresindedir.
Eldeki kaynaklar bize kervansarayın Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış olduğunu göstermektedir.Yapı malzemesi olarak, Kratese devrinin üst devresinde meydana gelen çeşitli kayalardan elde edilen kesme taş kullanılmıştır.Son yıllarda restore edilmiştir.

Taş Köprü
Sakarya nehrini kollarından karasu üzerindedir.Köprünün Köprülü Mehmet Paşa tarafından kervansarayla birlikte yaptırıldığı varsayılmaktadır.Yıkılan köprünün bitişiğine betonarme bir köprü yapılmıştır.Günümüzde hala kullanılmakta olan köprü karayolu ulaşımı için önemli bir yere sahiptir.


Hamam
Su kuyusuna çok yakındır.Büyük bir su kazanı varmış.Suyu Gülümbe derelerinden akan sudan temin edilirmiş. Şimdiki karayolu hamamın çok yakınından geçince hamam yıkılmak zorunda kalmıştır.Hamam yıkılınca kazan Osmaneli’ye ***ürülmüştür.

Kuyu
Su kuyusu kevansarayla hamam arasındadır.Kuyu eskiden köylünün su ihtiyacını karşılarmıştı.Köylü su derdini halledince kuyuyu kullanmayı bırakmıştır.Günümüzde kuyu gözükmemektedir.

Köprülü Mehmet Paşa Cami
Kervansarayın yakınındadır.Köprülü Mehmet Paşa tarafından hicri 1066 yılında yaptırılmıştır.Dış duvarları kesme taştan yapılmış olup,ahşap bir çatı ile örtülü bulunmaktadır.
Merdivenli Kaya (Tapınma Alanı)
MERDİVENLİ KAYA Geçmişi Roma dönemine (MS.II-III yy.) dayandığı tespit edilen Merdivenli Kaya 1. derece sit alanıdır. Vezirhan Gölpazarı yolunun yaklaşık 600 m.sinde yolun sol tarafında Federal Memercilik AŞ.'nin hemen üst kısmında, tarım arazisinin bitiminde kayalık ve ağaçlık bir alandır. Söz konusu alanda küçük boyutlarda podyumu olan dini içerikli bir yapı kalıntısı bulunmaktadır. Defineciler tarafından tahrip edilen bu yapının bir kısmı toprak altında olmak üzere ölçülebilen alanı 5,20 m olan podyum temelleri ve ana kaya üzerine işlenmiş 8,30 m uzunluğunda, 4,40 m genişliğinde 15 merdivenli basamakları izlenebilmektedir. Yapıya ait mimari parçalar kırılmış ve çevreye dağılmış durumdadır.