Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kur'an'da define ile ilgili ayetler.

  1. #1
    spelunkaer
    spelunkaer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Kur'an'da define ile ilgili ayetler.

    Kur'an'da define ile ilgili ayetler.

    Bu ayetlerden hangi neticelere varırız?





    Kur'an-ı Kerim'de define veya hazine ile ilgili ayetler sadece 18. inci sure olan Kehf Suresinde vardır. Burada anlatılan olayda Hz. Musa, rivayete göre Hz. Hızır'la karşılaşıyor ve ondan hikmet öğrenmek için arkadaşlık teklif ediyor. Hz. Hızır ilk bakışta kötü olarak nitelendirilecek üç olay yapıyor: 1-Başkasının malına zarar veriyor, 2-Bir çocuğu öldürüyor, 3- Düşman bir kavmin yıkık duvarını tamir ediyor. Ama bunların her birinde bir hikmet var. Önce ayetleri okuyunuz, sonra yorumumuzu bulacaksınız.



    Bismillahirrahmanirrahim



    18/64 Musa: "İstediğimiz zaten buydu." dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri üzerinde geri döndüler.

    18/65 Bu arada ikisi -katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz- kullardan birini buldular.

    18/66 Musa ona: "Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?" dedi.

    18/67 O dedi ki: "Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın."

    18/68 "Bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?"

    18/69 Musa: "İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiçbir işte baş kaldırmayacağım." dedi.

    18/70 O da: "O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın." dedi.

    18/71 Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın." dedi.

    18/72 Musa'ya: "Ben sana yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?" dedi.

    18/73 Musa: "Unuttuğum için bana çıkışma, gücümün yetmediği bir şeyden beni sorumlu tutma." dedi.

    18/74 Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuğa rastladılar, o hemen onu öldürdü. Musa: "Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana mı kıydın? Doğrusu pek kötü bir şey yaptın." dedi.

    18/75 O: "Ben sana, yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi? dedi.

    18/76 Musa: "Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın." dedi.

    18/77 Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: "Dileseydin buna karşılık bir ücret alabilirdin." dedi.

    18/78 O şöyle söyledi: "İşte bu, seninle benim ayrılmamamızı gerektiriyor; dayanamadığın işlerin yorumunu sana anlatacağım"

    18/79 "Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı."

    18/80 "Oğlana gelince; onun ana babası inanmış kimselerdi, çocuğun onları azdırmasından ve inkara sürüklemesinden korkmuştuk.

    18/81 "İstedik ki Rableri o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini

    versin ."

    18/82 "Duvar ise, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı; babaları da iyi bir kişiydi. Rabbin onların ergenlik çağına ulaşmasına ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur."



    Olayın özeti: Hz Hızır ve Hz. Musa, kendilerine kötü davranan bir halkın kasabasına geliyorlar. Halktan kimse bu yolculara yiyecek bile vermiyor. Bu durum karşısında oradan uzaklaşıp gidecekleri yerde, Hz. Hızır, sanki o kasabaya iyilik olsun diye orada bir duvarı tamir ediyor. Hz. Musa da buna şaşırıyor. Ancak Hz. Hızır'ın amacı kasabaya iyilik yapmak değildir. Yıkılmak üzere olan o duvarın altında bir define vardır. Duvar yıkılırsa define ortaya çıkacak ve o kötü kasabalıların eline geçecektir. O defineyi iyi bir adam gömmüştür, fakat daha sonra vefat etmiştir. Bu adam arkasında iki tane küçük çocuk bırakmıştır. Yüce Allah'ın muradı defineyi korumak ve kötü kasabalılara vermemektir. Ta ki iki çocuk büyüyecek, seneler sonra delikanlı olacaklardır ve o zaman Yüce Allah bir sebep yaratacak ve o iki çoçuğun geçmiş zamanda babaları tarafından gömülmüş defineyi çıkarmalarını sağlayacaktır.



    Bu olaydan şu dersleri çıkarırız:

    1- Yeraltında defineler var ve Yüce Allah çok önceden bu defineleri kime vereceğini tespit ediyor.

    2- Definenin vaktinden evvel ortaya çıkması Yüce Allah tarafından önleniyor.

    3- Yüce Allah defineyi hak edenin eline veriyor. Hak etmeyene vermiyor.

    4- Yüce Allah defineyi rahmet ettiği kişiye veriyor.

    5- "Allah'ın her işinde bir hayır vardır"



    Allah Kur'an'ı Kerim'de kendini "Hayrürrazikin" "Rızık verenlerin en hayırlısı" olarak tanımlamıştır. Rızkı ve rızkın bir çeşidi olan "defineyi" de Allah'tan istemek gerekir. Bu arada define bulmak için cinlerden medet umanları da doğru yola davet ediyoruz. Cinlerle uğraşmaktan vaz geçsinler. "Şeytan da cinlerdendir." İnsanlar Allah taraftarı veya Şeytan taraftarı diye ikiye ayrılır. Allah taraftarı olalım ve Allah'ın Fatiha suresinde bize söylettirdiği: "İyyake nabüdün ve iyyake nestain" = "Sadece sana kulluk eder ve sadece senden yardım dileriz" vazifesini yerine getirelim. Cinlerden yardım istemek yanlıştır. Definenin yerini cinler söylemez. Yüce Allah dilerse bir sebep yaratır ve sizi oraya götürür. Define ararken cinlerden korkulmaz, tek korkulacak varlık Allah'tır. O Kur'an-ı Kerim'de Ben'den korkun dedi. Yüce Allah dilemezse de kimsenin başına bir musibet gelmez.

  2. #2
    Status
    Çevrimdışı
    KARTAL1955 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Aralık 2009
    Mesajlar
    52
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1

    Eyvallah.

    Maddeler halinde sıraladığınız cümleler işin ana fikri ( defineciliğin ) . Tamamen doğru.Başka bir ayeti kerimede mealen şöyle buyuruyor ALLAH cc. bir şeyi ezelde taktir etmişse hiç kimse onu engelleyemez, yine eğer O dileyip takdir etmemişse dünya bir araya gelse bir yararı olmaz. Güzel paylaşım için teşekkürler.S.A.
    Konu KARTAL1955 tarafından (25.Mayıs.2011 Saat 09:22 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Status
    Çevrimdışı
    Lefkeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Mart 2011
    Nereden
    Sakarya
    Mesajlar
    763
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Allah razı olsun çok güzel bir paylaşım olmuş...

  4. #4
    Status
    Çevrimdışı
    KyDnOs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Banlanmış Üye
    Üyelik tarihi
    09 Mayıs 2009
    Mesajlar
    74
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    Allah razı olsun doğrunun en doğrusunu yazmışsınız.. nefsimiz ve şeytan bize bu gerçeği unutturuyor hep göremiyoruz Allah senden razı olsun kardeşim.

  5. #5
    spelunkaer
    spelunkaer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    s.a.

    Allah cümlemizden razı olsun..

  6. #6
    Status
    Çevrimdışı
    uslu6714 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Kasım 2009
    Mesajlar
    30
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    esselamunaleykum

    Amiiiin Kardesler

  7. #7
    Status
    Çevrimdışı
    defineci_pro - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Ekim 2008
    Mesajlar
    2
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    sevgili arkadaşlar ayeti kerimenin mealinde anlatıldığı gibi
    yeraltı veya yerüstü hiç bişey başıboş değildir denilmekte aslı bu onun için
    bizim anlatmaya çalışıpta anlatamadığımız gerçekleri sağolsun güzel bir şekilde dile getirmiş arkadaş tebrik ediyorum.


    ikinci bir olay çok hürafelere yada aslı olmayan işlere inanıyoruz
    bir defineci nasıl olmalı?
    sorusunu kendimize sormalıyız kolay yoldan köşeyi döneyim mantığı doğru değildir öyle olmaz emek vereceksin emek vermediğin zaman karşılığını alamassın
    buda böyledir.
    peki nasıl olmalı defineci ? teknik bilgisi hayali teknikler ile bir yere varılmıyor maalesef bir definecinin yanında mutlaka bir dedektör olucak hatta 2 olmalı
    tektekçilik için bir vlf 1,20 cm lere kadar idare eder daha derin yerler için umut ettiğniz yerlerin kontrol edilmesi derin odaklı bir puls indüksiyon dedektör olmalı buda aşağı yukarı size 3 mt 4 metrelere kadar iner zaten bu derinlik tatmin edicidir öyle metre deyip geçmeyin kolay değil metre
    işin püf noktası burda başlıyor bu dedektörleri tam anlamıylan kullanmasını kavrarsa faydalı olması kaçınılmazdır neden?
    kişi define bulmasa bile değerli bişeyler bulacağı kesindir herşey definenin kendisi değildir işte onun için hep dedektör diyoruz ya


    yani cenabı allah nasibinde define vermemişse bile döküntü ve benzesi kalıntılarlan belki birşeyler elde edebilirsin saygılar
    Konu defineci_pro tarafından (22.Haziran.2011 Saat 06:42 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Status
    Çevrimdışı
    tepetor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31 Mayıs 2011
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    31
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    arkadaşlar elinize sağlık güzel özetleyici ve ders verici bir kıssa ALLAH razı olsun.

  9. #9
    Status
    Çevrimdışı
    isi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Mayıs 2012
    Mesajlar
    63
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    2
    Alıntı spelunkaer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kur'an'da define ile ilgili ayetler.

    Bu ayetlerden hangi neticelere varırız?





    Kur'an-ı Kerim'de define veya hazine ile ilgili ayetler sadece 18. inci sure olan Kehf Suresinde vardır. Burada anlatılan olayda Hz. Musa, rivayete göre Hz. Hızır'la karşılaşıyor ve ondan hikmet öğrenmek için arkadaşlık teklif ediyor. Hz. Hızır ilk bakışta kötü olarak nitelendirilecek üç olay yapıyor: 1-Başkasının malına zarar veriyor, 2-Bir çocuğu öldürüyor, 3- Düşman bir kavmin yıkık duvarını tamir ediyor. Ama bunların her birinde bir hikmet var. Önce ayetleri okuyunuz, sonra yorumumuzu bulacaksınız.



    Bismillahirrahmanirrahim



    18/64 Musa: "İstediğimiz zaten buydu." dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri üzerinde geri döndüler.

    18/65 Bu arada ikisi -katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz- kullardan birini buldular.

    18/66 Musa ona: "Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?" dedi.

    18/67 O dedi ki: "Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın."

    18/68 "Bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?"

    18/69 Musa: "İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiçbir işte baş kaldırmayacağım." dedi.

    18/70 O da: "O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın." dedi.

    18/71 Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın." dedi.

    18/72 Musa'ya: "Ben sana yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?" dedi.

    18/73 Musa: "Unuttuğum için bana çıkışma, gücümün yetmediği bir şeyden beni sorumlu tutma." dedi.

    18/74 Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuğa rastladılar, o hemen onu öldürdü. Musa: "Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana mı kıydın? Doğrusu pek kötü bir şey yaptın." dedi.

    18/75 O: "Ben sana, yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi? dedi.

    18/76 Musa: "Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın." dedi.

    18/77 Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: "Dileseydin buna karşılık bir ücret alabilirdin." dedi.

    18/78 O şöyle söyledi: "İşte bu, seninle benim ayrılmamamızı gerektiriyor; dayanamadığın işlerin yorumunu sana anlatacağım"

    18/79 "Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı."

    18/80 "Oğlana gelince; onun ana babası inanmış kimselerdi, çocuğun onları azdırmasından ve inkara sürüklemesinden korkmuştuk.

    18/81 "İstedik ki Rableri o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini

    versin ."

    18/82 "Duvar ise, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı; babaları da iyi bir kişiydi. Rabbin onların ergenlik çağına ulaşmasına ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur."



    Olayın özeti: Hz Hızır ve Hz. Musa, kendilerine kötü davranan bir halkın kasabasına geliyorlar. Halktan kimse bu yolculara yiyecek bile vermiyor. Bu durum karşısında oradan uzaklaşıp gidecekleri yerde, Hz. Hızır, sanki o kasabaya iyilik olsun diye orada bir duvarı tamir ediyor. Hz. Musa da buna şaşırıyor. Ancak Hz. Hızır'ın amacı kasabaya iyilik yapmak değildir. Yıkılmak üzere olan o duvarın altında bir define vardır. Duvar yıkılırsa define ortaya çıkacak ve o kötü kasabalıların eline geçecektir. O defineyi iyi bir adam gömmüştür, fakat daha sonra vefat etmiştir. Bu adam arkasında iki tane küçük çocuk bırakmıştır. Yüce Allah'ın muradı defineyi korumak ve kötü kasabalılara vermemektir. Ta ki iki çocuk büyüyecek, seneler sonra delikanlı olacaklardır ve o zaman Yüce Allah bir sebep yaratacak ve o iki çoçuğun geçmiş zamanda babaları tarafından gömülmüş defineyi çıkarmalarını sağlayacaktır.



    Bu olaydan şu dersleri çıkarırız:

    1- Yeraltında defineler var ve Yüce Allah çok önceden bu defineleri kime vereceğini tespit ediyor.

    2- Definenin vaktinden evvel ortaya çıkması Yüce Allah tarafından önleniyor.

    3- Yüce Allah defineyi hak edenin eline veriyor. Hak etmeyene vermiyor.

    4- Yüce Allah defineyi rahmet ettiği kişiye veriyor.

    5- "Allah'ın her işinde bir hayır vardır"



    Allah Kur'an'ı Kerim'de kendini "Hayrürrazikin" "Rızık verenlerin en hayırlısı" olarak tanımlamıştır. Rızkı ve rızkın bir çeşidi olan "defineyi" de Allah'tan istemek gerekir. Bu arada define bulmak için cinlerden medet umanları da doğru yola davet ediyoruz. Cinlerle uğraşmaktan vaz geçsinler. "Şeytan da cinlerdendir." İnsanlar Allah taraftarı veya Şeytan taraftarı diye ikiye ayrılır. Allah taraftarı olalım ve Allah'ın Fatiha suresinde bize söylettirdiği: "İyyake nabüdün ve iyyake nestain" = "Sadece sana kulluk eder ve sadece senden yardım dileriz" vazifesini yerine getirelim. Cinlerden yardım istemek yanlıştır. Definenin yerini cinler söylemez. Yüce Allah dilerse bir sebep yaratır ve sizi oraya götürür. Define ararken cinlerden korkulmaz, tek korkulacak varlık Allah'tır. O Kur'an-ı Kerim'de Ben'den korkun dedi. Yüce Allah dilemezse de kimsenin başına bir musibet gelmez.
    ustam agzına saglık

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •