Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Mısır Piramitleri Nasıl Inşa Edildi

  1. #1
    lacivert24
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Mısır Piramitleri Nasıl Inşa Edildi

    MISIR PİRAMİTLERİ NASIL İNŞA EDİLDİ

    Dünyanın her yerinde ilkokul çağındaki çocuklara, piramitlerin binlerce kölenin on yıllar boyu süren çalışması ile yapıldığı öğretilir. Hatta şimdi dışarıya çıkıp gördüğünüz ilk yüz kişiye piramitlerin nasıl inşa edildiğini sorsanız, çoğunun vereceği cevap bundan çok da farklı olmaz. Kolay bir açıklamadır ve “5 işçi 10 metre duvarı 3 günde inşa ederse…” tarzı matematik sorularına alışkın olan gençliğimiz için -Orta yaşlardakiler de alışkındır-çok da gerçekçidir. Neticede binlerce kişiyi yeterince korkutarak onlara Japon istiklal marşını tersten okutturabilirsiniz, neden aynı yöntemle 5 milyon kaya bloğu bir plana göre yerleştirilemesin?

    Elbette kimse böyle bir projenin kolaylıkla yapıldığını iddia etmiyor. Ama bazı şeylerin sır olarak kalmasındansa, mantıklı yada mantıksız bir açıklama getirip üzerini örtmek herkesin daha çok işine geliyor. Peki bir soru soralım: Eğer bu tez yeterince mantıklıysa, neden araştırmacıların en gözde konularından biri hâlâ ve hâlâ piramitler?



    Çünkü kölelerin taşları kilometrelerce ötede söküp piramitlere kadar getirmesi için, iki şeye şiddetle ihtiyaç duyulacaktır ki, bunları gerektikleri kadar (Yazının ilerleyen yerlerinde göreceğiz) bulmak o zamanın şartlarında neredeyse imkansızdır:
    1.Çok fazla zaman
    2.Çok fazla köle

    Büyük Keops piramiti, yaklaşık 2.5 milyon kaya bloğundan oluşmuştur. Bu kaya bloklarının çoğu yaklaşık 2 ton ağırlığındadır ve taşınması için en az 60 kişi gerekmektedir.

    60 kişiyi duyunca dudağınız uçuklamasın, dahası geliyor. Bu kayaların bazıları 70 ton ağırlığındadır. Üstelik piramidin zemininde değil, yaklaşık 40 metre yüksekte bulunmuştur. Eski Mısırlılar o dönemde henüz vinci üretemediklerinden, böyle bir kaya bloğunu insan gücüyle taşımak zorundadırlar ve 70 tonluk bir bloğu taşımak için -sıkı durun- 2000 kişiden fazlası gerekir.

    Firavun kelimesi, bildiğiniz gibi Kıptî (Eski Mısır uygarlığı) hükümdarlarına verilen genel bir isim; Sultan gibi… Firavun Keops’un 20 yıllık hükümdarlığı süresince bu piramidin bitirildiğini düşünecek olursak, tahta çıktığı günden itibaren her gün yaklaşık 400 bloğun yerine yerleştirilmesi gerektiğini anlarız.

    Hadi bunların hepsini geçtik diyelim. Yeterli işçiyi ve zamanı bir şekilde buldunuz. Her şey hazır. Peki sizce ellerindeki basit aletlerle, Mısırlılar piramitleri oluşturan kayaları nasıl kestiler? Piramitlere en yakın taş kaynağı, kilometrelerce ötedeydi.

    Hatırlarsanız yakın zamanda, kar kuyularından buz kütleleri çıkarıp şehre getiren işçilerle ilgili bir haber medyada yer almıştı. İşçilerin bir tek sıkıntısı vardı: Buzu yanlış kesenler, işe yaramaz küçük parçalar oluşmasına sebep oluyorlardı.

    Piramitlerin yapımında kullanıldığı iddia edilen kireçtaşı da, verdiğimiz örnekteki gibi, kesilirken çok çabuk parçalanır. 5 milyon ton kireçtaşı bloğunun kesildiğine inanıldığına göre, geride tonlarca işe yaramaz parça ve yığınla kırık kaya bloğu kalması gerekirdi.


    Fakat şu ana kadar bunu gösterebilecek herhangi bir delile rastlanmadı.

    Mısırlıların basit aletler kullandığını söylemiştik. Peki sizce sert metallerden yoksun bir medeniyet, nasıl olur da 10 farklı boyutta taşı, boyutlarında en ufak bir oynama olmadan kesmeyi başarır? Taşların tam istenilen boyutta kesilmesi çok önemlidir, çünkü küçük bir kesim hatası bile dikey bağlantılarda geri dönülemeyecek hatalara sebep olabilir.

    Acaba bitişik bloklar arasındaki bağlantılar nasıl bu kadar doğru bir şekilde ayarlanabildi? Dikkat buyurun, milyonlarca bloğun arasındaki yatay ve dikey bağlantılarda 2 mm’den fazla sapma yok! Bu kadar blok nasıl oldu da motorlu aletlerin veya elmas kesicilerin yardımı olmadan istenilen seviyeye getirilebildi?

    Peki taşların kesilmesinden taşınmasına, akıllarda pek çok soru işareti bırakan “Vur sırtına taşıyıver!” teorisinden siz de şüphelenmeye başlamadınız mı?

    Piramitlerle ilgili akıllara takılan bütün sorular, ortaya atılan bir teoriyle cevaplandı. Bu teori, daha önce ortaya atılan fikirlerden oldukça farklıydı. Ne milyonlarca işçiden, ne tahta tahteravallilerden, ne de uzaylılardan bahsediyordu.



    Bu teori farklıydı, çünkü kayaların yerinde oluşturulduğunu söylüyordu!

    Piramitlerin “kaba kuvvet” esasına dayalı olarak yapılmasının neden imkansız olduğunu önceki yazımızda (Piramitler nasıl inşa edildi? – 1) açıklamıştık. Bu yazımızdaysa konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz ve in situ (yerinde) taş oluşturmanın gerçekçi bir teori olup olmadığını inceliyoruz.

    Piramitlerde kullanılan taşların tabii kireçtaşı kayaları olduğunu söyleyenleri zor durumda bırakan iki gerçek vardı:

    Kayaların içinde fosil kabukları ve hava kabarcıkları bulunmuştu!

    Tabii kireçtaşı kayaları, binlerce yıllık bir birikimin ürünü olduklarından çok sıkışmışlardır ve içlerinde fosil kabuğu ve hava kabarcıkları bulundurmazlar.

    Öyleyse bu kayaların tabii kireçtaşı kayaları olmaması gerekiyordu.

    80lerin başında, profesör Joseph Davidovits, piramitlerin kireçtaşından üretilmiş taşlarla inşa edildiğini iddia etti. Teorisine göre; Mısırlı işçiler, yumuşak kireçtaşlarını ezip suyla karıştırıyor ve hazırlanan bulamaçı kaolin kili, kireç, çamur ve sodyum karbonatla birleştiriyorlardı.

    Bu karışım, piramitte istenen yere yerleştirilen kalıplara dökülüyordu.

    Maddelerin jeokimyasal reaksiyonlar geçirmelerinin ardından, ortaya tabii kireçtaşı kayalarından ayırt edilemeyecek benzerlikte ve sertlikte kayalar çıkıyordu.

    Böylece taşları kesme, piramitlere getirme, yerlerine çıkarma dertleri tamamen ortadan kalkıyordu!

    Klasik “kesip piramite taşıma” teorisinin eksiklerinden önceki yazımızda bahsetmiştik. Bir piramidin yaklaşık 20 senede tamamlandığını biliyoruz. Bu “kaba kuvvet” teorisi doğruysa bir piramit asla 20 senede tamamlanmış olamazdı. Yine piramitlerin şekli “piramit”e benzetilemez, binlerce kaya bloğu milimetrik hesaplarla kesilemezdi.



    Hadi kesildiğini varsayalım, hayali taşıma süreci öylesine safhalar içeriyordu ki kayalar piramitteki yerlerine getirilene kadar hassas ölçülerini kaybetmiş olacaklardı.

    Davidovits 79′da bunları söylediğinde, bazı Egyptologist (Mısır bilimci)’lerden tepki gördü.

    Piramitlerin böyle pratik ve akıllıca bir yöntemle inşa edilmiş olması ihtimali, Darwinci, “Zaman ilerledikçe insanlık ilerledi” görüşündeki bazı bilim adamlarını pek “sarmadı”.

    Öyle ya, bu karışımı elde etmek için kimya bilgisi gerekiyordu ki, o devrin insanları bunu biliyor olmamalıydılar.

    Davidovits’in bu konudaki fikirleri, sadece düşünerek vardığı sonuçlar değildi. Fransa’daki Jeopolimer Enstitüsünde çalışan bir bilim adamı olan Prof. Davidovits, araştırmalarını tabii maddelerden karışımlar yaparak farklı kaya türleri oluşturmaya yöneltmişti.

    Mısırlıların da yaptıkları karışımlarla, gerçeğinden ayırt edilemeyecek berzerlikte kireçtaşı kayaları üretebildiğini iddia eden Davidovits, hiyerogliflerden yola çıkarak hazırladığı karışımlarla birebir kireçtaşı kütleleri üretmeyi başardı.

    Hikayenin Eski Mısır’dan günümüzdeki deneylere uzanan kısmına gelecek yazımızda geçelim.
    Prof. Davidovits’in, piramitlerin kayaların oyulmasıyla yapılmadığına dair bazı deliller bulduğundan ve karışımı labaratuar ortamında yeniden üretebildiğinden önceki yazımızda bahsetmiştik.

    Bu yazımızda da fazla detaya girmeden, konuyu genel hatlarıyla aktarmaya çalışacağız. Ayrıntılı bilgi için Fransız Jeopolimer Enstitüsünün ilgili sayfasından yararlanabilirsiniz.

    Davidovits’in teorisini “fazla akıllıca” bulan bilim adamlarını sıkıntıya düşürecek gerçeklerden biri de Irtysen Anıtı’ydı.

    Irtysen Anıtı, Paris’te Louvre Müzesinde yer alan 4000 yıllık bir taş anıt. Anıtta, MÖ 2000′li yıllarda yaşamış Irtysen isimli ruhban sınıfı baş ustasının otobiyografisi yer alıyor.

    Yazıda Irtysen, taş anıtlar yapabilmeye yarayan “gizli bir bilgi”ye sahip olduğundan bahsediyor. Dikkat buyurun, ifadesi ilginç:

    “Taşları oyarak değil, kalıplara dökerek taş anıtlar üretmek”

    Prof. Davidovits, araştırmalarını sürdürürken Sehel Anıtı’yla da karşılaşır. Bu anıt ilk olarak 1889′da bulunmuştur; fakat o dönemde kimya bilimi hiyeroglif çözümüne entegre edilmediğinden, taş yapımıyla ilgili formülleri içeren kısımlar anlaşılamamıştır.

    Profesör, hiyeroglifte yer alan; oturan insan ve üzerinde göz ifadesinin ARI kelimesiyle karşılandığını bilmektedir. ARI, “şekle sokmak” anl***** gelmektedir.

    Hiyeroglifteki şekillerden birinde ARI’ya ekleme yapıldığı dikkat çekmektedir. Bu ekleme, oturan insan figürünün yanına eklenmiş yarım daire ve üzerinde göğe uzanmış iki el motifidir.

    Yeni şekle ARI-KAT adı verilir. Davidovits, bu ifadenin “insan yapımı mineralli veya sentetik madde” anl***** geldiğini anlamakta gecikmez.
    sevgiyle inşAllah...

  2. #2
    Status
    Çevrimdışı
    AKARLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Kasım 2011
    Mesajlar
    1,468
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Paylaşım için teşekkürler Lacivert ustam.-)
    Piramitlerin yapımı,tarihin babası olarak da bilinen Herodot'un;yaşlı Mısırlılardan bizzat dinlediklerini kayda aldığı günden beri gündemde olan bir konudur.
    Yazdıklarına göre,bu piramitler Firavunlar daha veliahtken yapımına başlanıp;20-30 yılda binlerce kişinin çabasıyla meydana getirilmişlerdi.
    Kesilen taş blokların gemi ve sallarla Nil Nehri'nden taşınıp getirildiğini ve kumların ıslatılarak yapılan rampalardan yukarıya çıkarıldıklarını söylüyordu.
    Burada ise taşların harç haline getirilip,kalıba döküldüğü iddiası var.Acaba hangisi gerçek?Yapılacak bilimsel araştırmalar bakalım hangi görüşü doğrulayacak?
    Kalıba dökülerek yapılmış bile olsalar,bu durum birer mühendislik harikası olan piramitlerin değerini azaltmayacak;aksine binaların daha dayanıklı olması için,bundan sonraki inşaat teknolojisi için yeni bir çığır açacaktır.
    Bizi Bilen Bilir,Bilmeyen de Kendisi Gibi Bilir. . . (Mevlana)

  3. #3
    lacivert24
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Alıntı AKARLI Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Paylaşım için teşekkürler Lacivert ustam.-)
    Piramitlerin yapımı,tarihin babası olarak da bilinen Herodot'un;yaşlı Mısırlılardan bizzat dinlediklerini kayda aldığı günden beri gündemde olan bir konudur.
    Yazdıklarına göre,bu piramitler Firavunlar daha veliahtken yapımına başlanıp;20-30 yılda binlerce kişinin çabasıyla meydana getirilmişlerdi.
    Kesilen taş blokların gemi ve sallarla Nil Nehri'nden taşınıp getirildiğini ve kumların ıslatılarak yapılan rampalardan yukarıya çıkarıldıklarını söylüyordu.
    Burada ise taşların harç haline getirilip,kalıba döküldüğü iddiası var.Acaba hangisi gerçek?Yapılacak bilimsel araştırmalar bakalım hangi görüşü doğrulayacak?
    Kalıba dökülerek yapılmış bile olsalar,bu durum birer mühendislik harikası olan piramitlerin değerini azaltmayacak;aksine binaların daha dayanıklı olması için,bundan sonraki inşaat teknolojisi için yeni bir çığır açacaktır.
    ben teşekkür ederim kıymetli ustam okuduğumda kalıplara dökülmesi teorisi çok ilginç geldi paylaşayım da kardeşlerimiz istifade etsinler diye düşündüm bu iddanın sahibi muhterem deneyip başarılı olduğu iddasında hakikaten müsbet sonuç elde ediliyorsa dediğiniz gibi inşaat sektöründe yeni bir çığır açılabilir sevgiyle.

  4. #4
    lacivert24
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    selam

    Alıntı aliveli44 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Elinize sağlık ustam, paylaşım için teşekkürler.-)
    Ustam bir çok yerde pramitlerle ilgili yazı okudum ve belgesel izledim. Her seferinde ilk kez görüyormuşum gibi şaşırıyorum. Vesselam.
    evet sevgili dostum şaşırmaya devam edeceğiz vaziyet onu gösteriyor sevgiler...

  5. #5
    Status
    Çevrimdışı
    sadex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mart 2010
    Mesajlar
    1,368
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    Emeğinize sağlık

    Çok önceleri bir belgesel seyretmiştim.Bu tür sırrı çözülemeyen yapıların nasıl inşaa edildiğine yönelik deneme/araştırma yapıyorlardı.Dikilitaşların nasıl dikildiğini deniyorlardı mesela.Bir kum havuzu oluşturup dikilitaşın zemine oturacağı yeri havuzun ortasına getirip alttan havuzu tahliye ediyorlardı.böylelikle dikilitaş 45-60 derece gibi dikiliyordu sonra ... kadar insan bunu çekip yerine oturttuyordu.Hatta Bu pramitlerden elektirk üretildiğini öne sürenler bile var.Hasılı kelam muazzam bir teknikle yapıldığı ortada
    “Ölçünüz Allah rızası için olsun ,Insanoğlu bu ;bugün överler yarın söverler ..

    Bişr-i Hafi Hazretleri

  6. #6
    Status
    Çevrimdışı
    FENERLİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Kasım 2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    4,217
    Beğenmiş
    157
    Beğenilmiş
    172

    selam

    lacivert üstadım yine döktürüyorsun ,güzel paylaşım emeğine sağlık .bende diji de tarih kanalında izlemiştim bunları yapmak için taş lazım hemde çok ulaşım örnek gösteriyorlar kalabalık güç başında mimar matematiği iyi bilen moloz ağaçlar üzerinde kaydırma yöntemini gösteriyorlardı ama zor,zor hmmhmmhmmsaygılar.-)

  7. #7
    Status
    Çevrimdışı
    Harbici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Şubat 2012
    Mesajlar
    539
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    diğer teorlerden çok daha mantığa yatkın görünüyor. bakalım zaman neyi gösterecek? paylaşım için teşekkürler lacivert usta.
    "gideceği limanı bilmeyene hiç bir rüzgardan fayda gelmez"

  8. #8
    lacivert24
    lacivert24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    selam

    Alıntı sequalizer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    diğer teorlerden çok daha mantığa yatkın görünüyor. bakalım zaman neyi gösterecek? paylaşım için teşekkürler lacivert usta.
    ben teşekkür ederim kıymetli dostum hakikaten binlerce taş blok işleniyor bölgede tek bir kırıntı dahi olmayışı çok ilginç bakalım zaman içinde terddüte mahal vermeyecek bir açıklama yaparlar belki ...

  9. #9
    Status
    Çevrimdışı
    Ata.Kan.Türk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Temmuz 2012
    Mesajlar
    139
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    Buda başka bir teori YEEES Emeqine saqlık.

    Uzay bilimine qöre uzaylıların yaptıqı ve insanlara yardım ettiqi .
    Müslüman Dinine qöre Hz.Süleymanın cinlere yaptırdıqı (Kuran da Bahsi qeciyor)
    Yabancı bilim adamlarına qöre de üstün zeki insanların yaptıqı

    Valla her yerden bir teori fışkırıyor.İşin qerceqini öqrenmek qercekten çok qüzel olurdu hehehehehehehehe

    Sayqılarımla
    Mükemmeli yakalamaya uğraş,o zaman başarı zaten seni kovalar !

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •