Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: İsis ve Osiris Efsanesi

  1. #1
    Status
    Çevrimdışı
    amero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Aralık 2011
    Mesajlar
    2,582
    Beğenmiş
    405
    Beğenilmiş
    60

    İsis ve Osiris Efsanesi

    İsis Ve Osiris Efsanesi
    İçerik Özeti: OSİRİS EFSANESİ Osiris Mısır kültünde, en önemli tanrılardan biridir. Tanrıça İsis'in hem kocası, hem kardeşi. Horus'un ise babasıdır.
    Osiris bu dünyanın kural koyucusudur. Aynı zamanda tarımın ve bereketin simgesidir. Mitolojiye ...
    İsis Ve Osiris Efsanesi ile alakalı etiketler
    isis ve osiris efsanesi, osiris efsanesi, osiris ve isis efsanesi, isis osiris ve horus, isis osiris horus, isis ve osiris, osiris destanının özellikleri, isis in efsanesi nasıldır, isis ve horus efsanesi, isis ve osiris aşkı, isis osiris, osiris ve isis aşkı, osiris destanı, osiris isis ve horus, isis ve osiris askı, mısır mitolojisi isis efsanesi nedir, osiris ve isis inancı, son of osiris nasıl çıkar, isis osiris horus
    uclemesi, horus nerde düşer,
    OSİRİS EFSANESİ
    Osiris Mısır kültünde, en önemli tanrılardan biridir. Tanrıça İsis'in hem kocası, hem kardeşi. Horus'un ise babasıdır. Osiris bu dünyanın kural koyucusudur. Aynı zamanda tarımın ve bereketin simgesidir.
    Mitolojiye göre insanlar Osiris'i severler. Koyduğu kuralları severek yerine getirirler. Kardeşi Seth onun bu başarısını kıskanır.Seth Osiris'ten kurtulmak için bir plan yapar. Kardeşinin ölçülerine uygun bir tabut yaptırır. Bir şölen düzenler ve Osiris'i de o şölene davet eder. Şölenin en sonunda önceden yaptırdığı tabutu çıkararak bu tabutun kime
    uyarsa ona verileceğini söyler. Herkes dener ve tabut sadece Osiris'e uyar. Bunun üzerine Seth hemen tabutun kapağını kapatır ve Osiris'in içinde oldugu tabutu Nil'e atar.
    Osiris
    Osiris'in karısı İsis kocasını aramaya başlar. Sonunda tabutunu bulur ve onu da alıp Mısır'a döner. Cenaze töreni yapmak için tabutu bir bataklığa saklar. Seth avdan dönerken tabutu bulur ve çok sinirlenir. Osiris'in
    vücudunu tabuttan çıkarıp parçalara böler ve Mısır'ın çeşitli yerlerine dağıtır. İsis bu parçaları teker teker bulur. Bir parçası eksik. Buna rağmen sihir ve büyü gücünü kullanarak dağılmış parçalarından Osiris'i canlandırır. İsis ve Osiris'in Horus adında bir çocukları olur. Horus
    büyüyünce Seth'e savaş açar. Bu savaşın sonuçları çeşitli şekillerde anlatılmaktadır.
    Bu savaşın sonucunda Osiris - yer altı dünyasının kralı, Horus yaşamın kralı, Seth ise şeytanlık ve kötülüğün kralı olarak kabul edilmeye başlanmıştır.
    İSİS
    İsis, Osiris'in (aynı zamanda kocasıdır), Nephthys ve Set'in kardeşidir, Nut ve Geb'in kızları ve çocuk Horus'un annesidir. Bazı kaynaklara göre Anubis de İsis ile Osiris'in oğludur. Bir çift boyuzun arasında güneş diski bulunan akbababa şeklinde bir şapka giymiş kadın olarak gösterilir. Çok seyrek olarak, bir çift koç boynuzu yada Ma'at tüyü ile beraber Güney ve Kuzey çift tacını giyer. İsis bir tanrıça olarak değil ama kadın olarak ise sıradan saç biçimiyle
    gösterilir, ancak her zaman alnında bir yılan figürü bulunurdu. Osiris'in karısı olarak ise, İsis, yeryüzü krallığı boyunca karısına yardımcı olmuştur. Piramit yazıtlarında, İsis'in kocasını ölümünü önceden gördüğünü göstermektedir. Onun ölümünün arkasından, İsis, kocasının
    yeraltı dünyasında huzur içinde yatması ve uygun şekilde gömülmesi için gövdesini yorulmaksızın aramıştır. Büyüleri sayesinde, Osiris'i hayata geri döndürmüş, kendini ondan erkek çocukları Horus'a hamile bıraktırmıştır.
    İsis, tanrılar ile insanoğlu arasında hayati bir bağlantıdır. Firavun yaşayan Horus olarak onun oğlu olarak kabul edilirdi. Piramit yazıtlarında, İsis'in kutsal memelerinden emzirilen olarak gösterilmiştir. İsis'i genç Horus'u kucağında gösteren çok sayıda heykel ve resim vardır.
    Sıklıkla, ana kraliçenin resmi ve o anki firavun aynı yerde
    resmedilmiştir. İsis, Horus'u çocukluğu boyunca onu öldürmek isteyen amcası Seth'ten korumuştur. Onun bir gün büyüyüp babasının intikamı alması onun hayatındaki boşluğu doldurmuştur. Ölüler kitabında, hayat verici ve ölümün gıdası olarak gösterilmiştir.
    Ölümün yargıçlarından biri olarakta düşünülebilir. Ona atfdilen bir başka rol ise Horus'un dört oğlundan biri olan İmsety'nin koruyuculuğudur. İsis, büyük bir büyücü ve büyü yeteneklerinin kullanması ile meşhurdur. Örneğin, ilk kobrayı, onun zehirli ısırığını kullanarak Ra'ya gizli ismini
    itiraf ettirmek için yaratmıştır. Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası
    olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir. Ona tapınma Mısır'ın sınırlarının çok ötesinde İngiltere'ye bile yayılmıştır. Klasik yazarların eserleri, O'nu Persephone, Tethys, Athene,
    Osisris'i ise Hades, Dionysos ve diğer yabancı tanrılar ile
    eşleştirmiştir. Aslında, erken Hristiyanlık, O'nun bazı özelliklerini Bakire Meryem'e atfetmiştir. Şevkatli ve koruyucu anne olarak, onun kültüne yakın olan doğu insanlarına İsis çekici gelmiştir. Hiç kuşkusuz, bir çok Madonna ve çocuk ikonaları, çocuğu Horus'u emziren İsis görüntülerini çağrıştırır
    (SÖZÜ GEÇEN TİFON = SETH)
    "Ağır ağır girdi, kokulu bir yağ kandilinin aydınlattığı loş iç odaya geçti, kapıyı bir kere daha örttü, Tanrıçanın önünde ya*nan buhurluğa bir kere daha bir parça günlük attı, bir kere da*ha alacakaranlığın içinde düşünceye, Tanrıçanın düşlerine dalmak üzere, Tanrıçasının önüne oturdu. İsis'ti bu. Ama Horus'un anası İsis değil. Yoksun kalmış İsisti bu.
    Arayış içindeki İsis. Boyalı mermerden tanrıça, yoksunluğun, arayışın yeğin acısında yüzünü kaldırmış, eteklerinin in*cecik yivli süsünün içinden bir bacağını ileriye atıyordu. Ölü Osiris'in, ölüp parçalanmış,
    parçalan dağılmış, ölmüş parça, parça koparılmış, uçsuz bucaksız Dünyaya parça, parça dağıtılmış Osiris'in parçalarını aramaktaydı. Elleriyle ayaklarını bulmalıydı onun. Yüreğini, butlarını, başını, karnını bulmalı parçalarını bir araya getirip derlenmiş bedenine, o beden bir daha
    ısınıncaya değin, yeniden dirime, uyanana, İsis'e sarılabilene, onun karnını bereketlendirebilene kadar sarılmalıydı."
    M.Ö.2000 li yıllarda Eski Mısır'da din hayatına bir göz atarsak eğer, eski Mısırdaki din hayatının incelenmesinde başlıca iki kaynağa başvurabiliriz:
    l - Hiyerogliflerle yazılmış dinî metinler, mabet ve mezar duvarlarındaki dinî inanış ve âyinlerin tasvirleri ve Herodot, Diodorus, Strabon gibi tarihçilerin yazıları.
    2 - Mabet ve mezarlarda bulunan, ilâhlara ait heykel, heykelcik ve duvar kabartmaları ve renkli duvar resimleri.
    Bu kadar çok ve çeşitli dokümana rağmen Eski Mısır Dini tüm detayları ile bilinememektedir. Bunun sebebi de çoğu dinlerdeki gibi temel olan bir kutsal kitabın bulunmayışı ve öğretilerinin, yazılı olmayan ilkelerin öğretilmesi şekli ile verilmesidir. Din, korku, hayranlık ve ruh kavr***** dayanır. Ülkenin kuzeyinde RA, güneyde AMON denilen Güneş Tanrısı ile OSİRİS, İSİS ve HORUS, ülkenin en önemli tanrılarıdır. Behçet
    Necatigil in Eski Mitologya sözlüğü gibi çeşitli sözlüklerden derlenen bilgilere göre;
    İSİS : Toprağa bet - bereket bağışlayan bir Mısır Tanrıçasıdır. Mısırlılarca bu tanrıça inek başlı ve boynuzları arasında bir ay yuvarlağıyla tasvir edilirdi. Yunanlılar ve Romalılar ise onu hepten insan biçimine soktular.....
    OSİRİS : Eski Mısır dini ve mitolojisindeki Asal tanrı. Aslında doğanın etkin ve yaratıcı güçlerini temsil eder. Mısır halkının gözünde çok tanrılı inançlara uygun daha basit bir anlatım ve tanıtıma gereksinme olduğu için Osiris "Güneş Tanrısı" olarak nitelenmiştir. Nil nehri ile özdeş sayılmıştır.
    Osiris Güneş olunca eşi İsis Dünyadır. Osiris Nil olunca İsis Mısır topraklarıdır. Dolayısı ile eski Mısır inancına göre Osiris baba tanrı, İsis ana tanrıdır. Oğul tanrı olan Horus ise her türlü verimliliği temsil eder..
    Mısır misterlerinde Osiris ülkenin büyük ve güçlü kralıdır. Sık, sık diğer ülkeleri de gezer. Gittiği yerlerde insanlara doğayı kullanmayı, ondan yararlanmayı öğretir. Üstün bir bilgedir. Kardeşi Typhon;un düzenlediği bir komplo ile tuzağa düşürülerek bir sandığa kapatılıp Nil nehrine atılmıştır. Eşi İsis onu yıllarca usanmadan aramıştır. Bu arayışın sonunda Osiris'in kapatıldığı sandığı bulmuş, fakat hiç açılmamış olduğu halde Osiris'in cesedi sandıktan çıkmamıştır. Demek oluyor ki Osiris bedeniyle birlikte açılmamış olan sandıktan çıkmış yani Tanrısallaşmıştır. Bunun
    üzerine İsis de kendini örtmüş ve yüzünü hiçbir ölümlüye göstermez olmuştur. Böylece İsis'de Tanrısallaşarak ölümsüzlüğe erişmiştir. Osirisin bu dinsel nitelikli efsanesel öyküsü daha sonraki eski misterlerin çoğu için bir esinlenme kaynağı olmuştur. Öylesine ki diğer eski misterlerin efsanelerindeki " Tanrısallaşmış Kahraman her
    bakımdan Osiris ile özdeştir. Şöyle ki; "Mısır Kralı Osiris, kendisine bağlı halklara medeniyetin sırlarını açıklamak için ülkesinden ayrılırken yönetimi karısı Isis;e bırakır.
    Yokluğunda Kardeşi Tifon onu yok etmek ve tahtını ele geçirmek için türlü yollara baş vurur. Osiris döndüğünde tertiplenen bir şölene davet edilir. Tifon ölçüleri yalnız Osirisinkine uyan altın işi ile süslenmiş bir zırh
    yaptırmıştır. Zırhı görenler hayran olur. Tifon, zırhı, en çok kime uyarsa ona vereceğini söyler. Osiris'de denemek için giyerken zırhı kapatıp çivilerler ve nehre atarlar. Osiris;in cesedi dalga ve rüzgarla Finike;de kıyıdaki bir akasya dalının dibine kadar sürüklenir. İsis, Osiris;in başına gelenleri öğrendikten sonra kocasının cesedini almak için yollara düşer. Gideceği yolu bilmemektedir, ama her önüne gelene sorar. Başına gelmedik kalmaz. Bir gün rastladığı gençler, aradığı cesedin sularla Finike;ye sürüklendiğini ve bir akasya ağacının dibine yapıştığını
    söylerler. İsis, Finike;ye gelir. Zırhı bulur, orada Finike Kralı;nın çocuklarına bakıcı olur. Hizmetinin ödülü olarak kral onun tabutu alıp gitmesine izin verir. Mısır;a döndüğünde gömmek için özel tören yapana kadar ölüyü gizli bir yere saklar. Tifon, hileyle ölüyü bulur ve on dört
    parçaya bölerek, parçaları değişik yerlere saklar. Isis yeniden aramaya koyulur, parçaları bulur, bunları tekrar birleştirir. Yalnız cinsel organını bulamaz. Bunun yerine de ikame bir fallus koyar. Mısır'ın Ölüler Kitabında ise Osiris ve Horus şu şekilde ifade edilirler.
    BAB l :
    OSİRİS : Osiris ölülerin koruyucu tanrısıdır. Bütün doğan şeylerin simgesi olduğundan ölüler arasındaki yeri tamdır. Çünkü ölüler Galaksilerin dönendiği gök nehirlerinde ebediyen dolaşmaya başlamadan belki de evren dediğimiz başlangıç ve oluş olan ışıklı ruhların arasında, artık belleği olmayan zamanda gelişmeye başlamadan, ikinci bir defa daha
    doğacaklardır. Bu dünya uzayın tanınmaz bedeninde ölü bir hücre, ölü bir dünya haline gelinceye kadar Osiris, yeryüzünde biten her buğday tanesinde, ne kadar ilkel olursa olsun her hayat parçacığında, ölülerin "Kalbi ve Yüzü" olunca onlara yöneltilen her bakışta, Nil; in taşma
    zamanındaki ter gibi, ellerinden ve ayaklarından süzülen her su damlacığında, yeniden çoğalarak doğacaktır.
    Osiris'in destanı devirlerin ilk Firavununun zaferi, kutsal kenti olan Abydos üzerinde yeniden parlasın, ölülerin koruyucu*su tanrı, yaşayanların nefesini ebediyen beslesin, daima aydınlık kabirlerinde ölüler "Gökyüzünün Anası" Tanrıça Nout'un kolları arasındayken, Osirisin
    etkileri onların organlarını canlandırsın, kemiklerini birleştirsin, sihir merasimlerine göre çapraz sarılmış sargıları olan ölüler Osiriste kişiselleşsin, yeniden doğarak onu çoğaltsınlar. O, Osirisn karısı, sihirbaz İsis ağlasın, O, İsis ki insanlara bedenlerinin çürümemesi için ne yapmak gerektiğini, iç organları ayrılıp vazolara konulduktan sonra
    bedenin nasıl mumyalanacağını öğretti. O İsis ki kardeşi SETH tarafından öldürülmüş sevgilisini, bütün Mısıra dağılmış ölüsünün - erkeklik organı hariç; çünkü onu nehirde bir balık yutmuştu.- On üç parçasını bulduktan
    sonra diriltmişti.
    RA'nın oğlu firavun gibi, Osiris;te doğacak ölü için de aynı şey olacaktır. Piramit metinlerinde yazıldığı, I. Seti; nin dirilişini gösteren kabartma da olduğu gibi İsis ve Horus ölüyü kutsayacaklar ve ona "Kalk ve Uyan,, diyeceklerdir. Ve Ölüler yeryüzünü uzaklaşan ölüler gibi değil gitmekte olan canlılar gibi terk edeceklerdir. Bu ölü firavunlar Osiris;e doğru gidecekler ve onca kez dinledikleri Rahibin sözlerini hatırlayacaklardır:
    "Osiris, sana doğru yükseliyorum, temizliğim ellerimdedir. Tanrıça Tefnout'un önünden geçtim ve Tanrıça beni temizledi, ben bir rahibim ve bu Mabedin Rahiplerinden birinin oğluyum.,, "Bağ çözüldü, bu kapıyı geçmek bilekler serbest kaldı, üstümdeki bütün kötülükleri yere attım" hepsi Osiris;e doğru gideceklerdir. Yüzleri yeniden hayat ve güç bulacaktır.
    BAB 2 :
    HORUS : Yirmi değişik şekil altında Horus Mısır Pantheonunun ( Tanrılar Grubunun ) en büyük tanrılarındandır. O, Louvre Müzesinde görebileceğimiz,
    Firavunun önünde zarif kutsama jestini tekrarlayan atmaca başlı Horus;tur. Piramit tekstlerinde, Seth;i Horüsle karşı karşıya getiren korkunç savaş ilişkisi anlatılır. Oradan Seth;in nasıl husyelerini (testis) kaybettiği ve Horus;un bir gözünden olduğunu öğreniyoruz. Bu kötülüğü kovalayan,
    yakalayan ve peşini bırakmayan Horus, özellikle ölüler tarafından saygı görmektedir. Çünkü bu ışık yapılı Horus onların "Gözünü Açmıştır" Böylece Ölüler" Onun aracılığı ile görebileceklerdir ; Nil Kıyılarında canlı iken
    yürüdükleri zamanki gibi adımlarını ebediyete o kadar kolaylıkla yöneltebileceklerdir. Yapıtından alıntı yaptığımız S.Mayassis şöyle yazmaktadır;
    "İsis, Osiris'i Horus biçiminde dirilttikten sonra onu gökyüzüne tanrıların karşısına, yeni şekillere doğru çıkardı. Eski Mısırlılar içinden çıktığı eski bir şekilden evrim sonucu oluşan her şekle çocuk diyorlardı. Genç bir adam, kendi kendinin çocuğu, çocukluğunun oğul&; u,
    yetişkin, genç adamın oğlu, ihtiyar*da yetişkininkidir. Horus Osirisin yeni bir yaşam biçimidir.
    Meydan Larousseu incelediğimizde ise :
    İSİS, Mısır dilinde ESİ, Mısır Tanrıçası Kral Tahtı veya Tanrı Tahtı anl***** da gelen bu kelime çok eski bir unvandır. En eski tapınağı Kıptî dilinde NAUESİ denilen Neteru tapınağıdır. İsis;in aynı zamanda aşağı Mısır'ın on ikinci ilinin NETERU yakınındaki Yönetim Merkezi Sebennytos;un
    baş tanrıçası olması da muhtemeldir. Çok eski zamanlarda İsis ile dokuzuncu İlinin başkenti olan Busirisin
    Tanrısı arasında ilişki kuruldu. İsis bir ana tanrıça sayılıyordu. Yeryüzünün gelecekteki tanrısı olan oğlu da Horus genç bir tanrıydı. Busiris'in tanrısı Sebennytos çiftine gösterilen saygıya ortak olunca Osiris adını aldı. Bunun üzerine İsis de Kraliçe - Tanrıça sıfatıyla kral Tanrının tamamlayıcısı oldu ve bundan böyle anaların ve çocukların koruyucusu ailenin gözeticisi olarak kaldı. Efsaneye göre insanların Tanrısı Osiris erkek kardeşi Set tarafından hunharca öldürüldü. İsis, Osirisin yeniden dünyaya dönmesini sağladı. Ondan bir çocuk yaptı. Bu
    çocuk daha sonra babasının tahtına oturdu. Bu efsane tarih öncesinden beri Mısır'ın sosyal hayatı için bir medeniyet yaratıcısı olmuştur. İsis Osiris;in bütün tapınaklarında Osiris ile bir tutuldu. Hatta Buto, Koptos, PHILAC tapınaklarında ve İsis ile Hathorun bir tek tanrı
    sayıldıkları daha sonraki dönemde, daha başka tapınaklarda da en baştaki yeri aldı. Başlangıçta yalnız veya çocuk Horus'u emziren bir kadın biçiminde temsil edilirken, ana tanrıçalardan biri olunca İnek, inek başlı
    bir kadın veya saçları inek boynuzları ile süslü bir kadın olarak temsil edilmeye başlandı. İsis kültü pek eski zamanlarda gemicilerin uğradıkları limanlarda, adalarda, Akdeniz’in kıyı bölgelerinde yayıldı ve yerleşti.
    Helenistik dönemde bu yayılma arttı. İsis kültü Ege adalarında ve çok daha az olmakla birlikte kıta Yunanistan'ı, Anadolu ve batıda tutundu. Tanrıça
    İsis Yunan - Roma nitelikleri kazandı. Demeter ile bir sayıldı ve Zeus - Serapis ile bir sayıldı. Roma İmparatorluğu döneminde Tanrıçaların ilki, her şey olan tanrıça sayıldı. Mısır kültlerinin Roma;ya girişi İmparatorluk dönemine kadar yavaş oldu. Daha sonra, Hadrianus zamanında en
    yüksek noktasına ulaşan bir hayranlık dönemi başladı. Dine kabul törenleriyle arıtıcı ve çileli ibadetleriyle mistik bir din haline gelen bu kültür ve inançların yanın*da Mısır Bibloculuğu'da gelişti. Galya'da İspanya'da Ren ve Tuna Kıyılarında İsis Tapınakları kuruldu. İsis'e tapınanların pek çoğu Roma Lejyonlarının askerleriydi. Törenler tapınağın
    açılış ve kapanışlarında yapılan günlük birer ayin ve kabul törenleriyle büyük genel şenliklerden ibaretti. Şenliklerde ilkbaharda ayin alayı ile getirilen Isis'in gemisi denize indirilir, sonbaharda da oğlunun gövdesinin parçalarını bulan İsisin acısını temsil eden Osiris;in
    bulunuşu töreni yapılırdı. OSİRİS efsanelerin ve en eski inançların doğuşunda büyük ölçüde etkili oldu. Bitkiler dünyasının hayat gücüydü ve tıpkı kışın toprak altındaki
    tohum gibi devre, devre dirilmek üzere toprakta gizlenirdi. Aynı zamanda insanlara görünen, onları yeryüzünde yöneten ve onlara sulanmış toprağı işlemeyi öğreten bir tanrı kraldı. Sonra araya İsis girerek efsanesini zenginleştirdi. Osiris CEB ile NUT'un oğlu SETHin kardeşi İsisin
    kocasıdır. Durmadan ölen ve dirilen bir tanrı olan Osiris -Seth onu öldürmekte, fakat İsis gövdesinin parçalarını dikerek onu diriltmekteydi. Eski İmparatorluk sonlarında ölüler kralı olarak Anubis'in yerini aldı. Mısırlıların kişisel dindarlıkları onun varlığında en iyi dini düşünce
    alanını buldu. Helenistik devirde ise efsanesi daha bir kesinlik kazandı ve yabancı düşüncelerle temas sonucu zenginleşti. Osiris her ne kadar İsisin daha yaygın ününden dolayı sönük kalmışsa da Roma Devrine kadar
    Mısır kültlerinin hepsinden daha uzun süre varlığını sürdürdü. Osiris;e daha tarih öncesinden beri bir fetiş şeklinde tapılırdı. Dalları budanmış bir çam kütüğü olan CED, klâsik çağda Tanrının omurga kemiğini temsil eden
    bir çeşit sütun oldu. Osiris başka varlıklarla da cisimleşir. Boğa, Onuphis, Kutsal Mendes Koçu, Benu Kuşu gibi yine de özellikle insana benzer şekilde tasvir edilirdi.
    Görüldüğü gibi çeşitli kaynaklarda İsis Osiris ve oğulları Horus biçimsel olarak farklılıklar arz ederek değerlendirilmektedir. Ancak özde bir değişim bahis konusu değildir. Osiris Nil'in iyilik yapan tanrısıdır. Her yıl onun taşması ile Mısır'a bereket getiren bu yüksek varlık bütün her şeye canlılık vermektedir. Osiris deltanın bir mabududur. Güney Mısır'ın mabudu olan kuraklık ve
    kötülük Tanrısı SET ile aralarında bir savaş çıkar bunun sonunda Osiris öldürülür. Ancak karısı İsis ve oğlu Horus onun cesedini bulurlar. Osiris yeniden iyilikleri ile beraber, fakat bu sefer göğe yükselmiş bir tanrı olarak Mısır'ı himaye eder. Mısır inançlarına göre insan iki elemandan
    teşekkül ediyordu. Vücut ve ruh. Bu iki eleman ölümden sonra da yaşayabilirdi. Eğer bir insan Osiris önünde bütün günahlarım affettirebilirse cennette yeniden yaşayabilirdi. İşte bu suretle Osiris aynı zamanda ölüler tanrısı olmuştur. İsis ise kadınlık, analık ve bereket fikirlerini temsil eden bir tanrıdır. İsis'i Ön Asya'daki İştar, Kibele, Yunanistan'daki Demeter, Roma'daki Seres ile karşılaştırabiliriz. Horus, Amon Ra ile birlikte Güneş Tanrısı'dır. Her sabah yeryüzüne bereket ve ışık getirmek için yeniden doğar ve bir kayık içinde batıya doğru seyrederdi.Eski Misterlere göre ;gerçekte Osiris efsanesi bitki âleminin her yıl ölümünü, sonra yeniden doğuşunu anlatmaktadır. Her yılın sonbahar
    mevsimi insana faydalı ve lüzumlu olan her şeyin ölümüne ve her ilkbahar mevsiminde bunların yeniden dirilmesine şahit olmaktır. Eski Mısırlılar diğer birçok halklar gibi bu yeniden dirilmeyi, toprağın ölümden kurtularak hayata yeniden kavuşmasını kâinatın en büyük bir mucizesi
    sayıyorlardı. Bu yüzden Mısırlılar her bahar mevsiminde Osiris dramını derin bir vecd içinde temsil ederlerdi. Osiris dramı toprağın en büyük sırrı üzerinde dönüp dolaştığı için Mısır dininin temeli olmuştu. Çünkü bu dram Mısırlılara göre ölüm kalım muammasının anahtarı idi. Mısırlılar Tanrı Osiris;in öldükten sonra dirildiğine bakarak insanın da ldükten
    sonra dirilebileceğine inanmışlar ve ona göre tedbir almışlar idi. Osiris;in huzuru hesap yeri idi. Osiris arş üzerinde oturmuş hakimlik ediyor ve ruhları karşısına alarak onları muhakeme ediyordu. "Huzuruna günahsız geldim ve hayatımda Tanrıları memnun edecek her şeyi
    yaptım, kan dökmedim, adam öldürmedim, hırsızlık etmedim, fesat çıkarmadım, zina etmedim, mabetlerinden adaklarından bir şey çalmadım ve açlara ekmek verdim, çıplakları giydirdim" diyen her ruh derhal Osiris;in topluluğuna katılıyordu. Çünkü yalnız dürüst insanlar ebedî hayata lâyık sayılırdı. Yazımın başlarında Osirisin tanımını yaparken Mısır Misterleri, Misterler, Eski Misterler gibi ana bir takım isimlerden bahsettim. Bu
    noktadaysa İsis ve Osiris Menkıbesinin esasını vurgulayan Mısır Misterlerinden birkaç kelime ile bahsetmeden geçemeyeceğim. Mister kelime anlamı ile Behçet Necatigilin Mitologya sözlüğü kitabında : "İman edenlere günahlarından arınma, öte dünyada mutluluk içinde yaşama
    sağlayan gizli dinler mensupları. Törenleri gizli tutmayı kutsal bir vazife sayarlardı" demektedir. Bir başka deyişle; eski çağların gizemsel bilgisi. Gizem sır veya muamma anl***** gelir. Etimolojik bakımdan Yunancadaki ; teriminden türetilmiştir. Türkçedeki anlamı
    bakımından ise tekris ve gizem sözcüklerinin birleşiminden oluşan bir birleşik terimdir. Tarihte birçok meslek ve sanat kuruluşunun kendilerine özgü gizemleri olmuştur. Daha sonraki dönemlerde bunlarda mister olarak anılmıştır. Buradan da eski misterlere geçersek şu şekilde tanımlama ve
    açıklamalar getirebiliriz. Eski çağların ezoterik ve yer yer gizli olan kurumlarından bazılarının öğretileri eski misterler genellikle oldukça derin gizemli bir nitelik taşırlardı. Bu misterlerin öğretildiği kurumlara girebilmek için, öncelikle çok uzun süren beklenmedik olaylarla dolu zorlu sınavlardan
    geçmek gerekirdi. Öğretinin temelinde genellikle dinsel kaynaklı bir efsane yatan mit yer alırdı. Bu öyküde haksızcasına öldürülen bir kahramanın tanrısallaşması ve yeniden yaşama kavuşması anlatılırdı. Bu diriliş olayı belirli zamanlarda düzenlenen şenliklerle kutlanırdı. Eski misterlerin bir diğer özelliği de öğretilen gizemlerin büyük bir
    titizlikle korunması idi. Bu yüzden ancak genel kapsamları öğrenilebilmiş, asıl içrek öğretilerinin ayrıntıları elde edilememiştir. Eski misterler arasında en tanınmış olanları ise, ADONIS, ATTIS, DIONYSOS, MISIR, HİNT, ELEUSIS, MİTRA, ÖRFE misterleridir. Burada konumuza esas olan Mısır Misterlerinden de birkaç kelime ile söz etmemiz gerekir. MISIR MİSTERLERİ: Eski Mısır'ın ezoterik ekollerinde geliştirilerek uygulanmış olan gizemsel öğreti sistemleri aynı çevrenin ezoretik öğretileri oldukları için, Mısır Misterleri ile Hermetizmin gerek kapsamları, gerekse sistemleri arasında birçok benzerlikler vardır. Ancak
    Hermetizmin pek derin, zorlu ve gizli bir çalışması olmasına karşın, Mısır Misterleri uygulandıkları antik çağlarda biraz daha basit ve biraz daha kolay olarak nitelenebilir. Hermetizmde bir amaç olarak aranan şey
    öncelikle bilimsel gerçektir. Mısır Misterlerinde ise bilimlerin öğretilmesi yoluyla gizemli, nitelikli bir gerçeğe yönelmek benimsenmiştir. Mısır Misterlerinin asıl kaynağının doğuda olduğu, özellikle Hint Misterlerinden yararlanarak ve esinlenerek geliştirilmiş bulunduğu açıkça bellidir. Bu Misterlerin tümünün en önemli öğesi olan İsis - Osiris - Horüs üçlemesi Hint Misterlerindeki Brahma - Vişnu - Siva üçlemesinin tam karşılığı ve tıpatıp benzeridir. Bu misterler uygulandıkları çağlarda tüm rahiplere ve firavunlara öğretilmiştir. Memfis ve Teb kentleri bu misterlerin öğretim merkezleri olmuştur. Mısır Misterleri kendi içlerinde üç türe ayrılırlar. İsis Misterleri, Serapis Misterleri, Osiris Misterleri. Bunlardan İsis Misterleri hermetizm ile en yakın benzerlikleri gösteren türdür. Hermes ve Hermetizm ile İsis Misterleri arasındaki benzeşme ve Osiris;in ölüm ve baka (varoluş) felsefesinin incelenmesi başlı başına bir konu teşkil edeceği için bu
    yazının kapsamı dışında tutulmuştur. Serapis Misterleri olarak anılan tür hakkında çağımıza gelinceye kadar
    pek önemli bir şey öğrenilememiştir. Osiris Misterleri olarak anılan üçüncü tür ise daha sonra eski Yunan Uygarlıklarında görülmüş olan Dionysos Misterleri ile Elenisis Mister*lerinin temel esinlenme kaynağını
    oluşturmuştur. İSİS MİSTERLERİ: Bu misterler doğanın güçlerinin değişiminin ve kendini yenilemesinin öğretimini temel konu olarak alır. Öğretim aşamaları bakımından yedi dereceye ayrılmıştır. Bu derecelerin isimleri ve özet
    olarak kapsamları şöyledir.
    1 - PASTOFOR : Doğal ve Fiziksel Bilimler
    2 - NEOTOR : Geometri ve Mimari Bilgiler
    3 - MELANOFOR : Osiris Misterleri ve hiyeroglif bilgisi
    4- KİSTOFOR : Sosyal Bilimler ve Hukuk
    5- BALAHAT : Kimya
    6 -ASTRONOM : Astronomi ve Matematik
    7 - PROFETA : Felsefe
    OSİRİS MİSTERLERİ: Bu Misterlerin temel konusu Osiris efsanesine dayanır. Bu efsane diğer birçok eski Misterlerde olduğu gibi kötünün iyiyi öldürmesini ve iyinin yeniden yaşama kavuşmasını işler. Burada Osiris İyi ve Güzel olanın. Kardeşi Typhon ise kötü ve çirkin olanın
    temsilcisidirler. Böylelikle Osiris Misterleri ölümden sonraki Yaşam - Ruhun Ölümsüzlüğü ve Yeniden Doğuş kavramlarının tümünü ilkel bir biçimde işler. Bunun yanı sıra iyilik ve kötülük arasındaki diyalektik çelişkiyi
    de ortaya koyar.
    ALINTIDIR

    Konu amero tarafından (07.Aralık.2012 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir.
    Haksızlık yapmayın .Haksızlığada boyun eğmeyin hz Muhammed (s.a.s)
    Kime Nazar Ona Azar (şeyh taktuk emre)

  2. #2
    Status
    Çevrimdışı
    tevfik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Eylül 2011
    Nereden
    FETHİYE,İZMİR,MANİSA.
    Mesajlar
    4,263
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    2

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    Selamunaleyküm; Sayın Amero Ustam Paylaşımınız İçin Teşekkür eder. Elinize ve Emeğinize Sağlık derim Saygılar.-)
    Lütfen izinsiz Kazı Yapmıyalım Yapanları Uyaralım.

  3. #3
    Status
    Çevrimdışı
    FENERLİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Kasım 2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    4,193
    Beğenmiş
    138
    Beğenilmiş
    158

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    Paylaşım için teşekkürler eline sağlık.

  4. #4
    Status
    Çevrimdışı
    TURUNCU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Kasım 2012
    Mesajlar
    151
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    Bir çok şeyin temeli olan mısıra selam...........Emeğine sağlık ..........

  5. #5
    Status
    Çevrimdışı
    belcikali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Ocak 2009
    Mesajlar
    15
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    Emeğine sağlık

  6. #6
    Status
    Çevrimdışı
    rainman30 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21 Kasım 2014
    Mesajlar
    46
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    bilgi için sagol

  7. #7
    Status
    Çevrimdışı
    ~KAPTAN JACK~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Mayıs 2014
    Nereden
    WAN
    Mesajlar
    2,088
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    23

    Cevap: İsis ve Osiris Efsanesi

    Çok güzel paylaşım olmuş @amero ustam, eline sağlık, saygılarımla
    "Göz gördü gönül sevdi ey yüzü mâhım! Kurban olayım söyle var mı bunda günâhım? "

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •