Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: I. Ahmed Dönemi

  1. #1
    Status
    Çevrimdışı
    maXishow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07 Ekim 2009
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    1,047
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    4

    I. Ahmed Dönemi

    Sultan I. Ahmed Han, 18 Nisan 1590, Manisa – 22 Kasım 1617, İstanbul) 14. Osmanlı padişahı, 93. İslâm halifesidir. Sultan III. Mehmet ve Handan Valide Sultan'ın oğludur. Sancağa gitmeyip, tahta çıkan ilk Osmanlı padişahıdır.

    I. Ahmed 18 Nisan 1590 tarihinde babası Şehzade Mehmed'in sancak beyi olduğu Manisa şehrinde doğdu.[ Annesi Handan Valide Sultan'dır. 1595 yılına gelindiğinde dedesi III. Murad vefat edince babası III. Mehmed ile beraber İstanbul'a geldi. Kendisinden önce Selim, Cihangir ve Mahmud isminde üç ağabeyi daha olan Şehzade Ahmed ve ikinci eş durumunda olan annesi Handan Sultan bir güçsüz konumdaydılar. Fakat Şehzade Selim ve Şehzade Cihangir'in erken ölümü ile Şehzade Mahmud en büyük şehzade olarak Veliaht ilan edildi. Fakat Şehzade Mahmud'un annesi olan Halime Sultan'ın müneccime oğlunun tahta çıkması konusunda soru sorduğu mektup Safiye Sultan'ın eline geçince, muhtemelen Handan Sultan ile de iş birliği yapan Safiye Sultan torununu öldürmesi için oğlu Sultan Mehmed'i ikna etti. Tahta kast edebileceği yönünde dedikoduların artması üzerine III. Mehmed'in emriyle 7 Haziran 1603 günü Şehzade Mahmud dairesinde boğduruldu. Böylece hiç umut yokken Şehzade Ahmed'e tahtın yolu açıldı. Aradan 6 ay kadar geçtikten sonra da babası Sultan Mehmed aniden hayatını kaybetti.


    Şehzade Ahmed kendisini yetiştiren annesi sebebiyle oldukça dindar bir padişah olarak bilinir ve yaptırdığı Sultan Ahmet Camii de bunun bir nişanesi sayılabilir.

    Babası III. Mehmed'in vefatı üzerine hemen ertesi gün apar topar vuku bulan cülus töreni 22 Aralık tarihinde ya da 21 Aralık 1603[3] Pazar günü sabahı gerçekleşmiştir. Nasıl ki babası kendinden evvelki sultanlara nazaran en genç yaşta hayatını kaybetmiş hükümdar ise I. Ahmed de o vakte kadar babasının vefatıyla tahta geçenlerin arasındaki en genç hükümdardır. Eyüp Sultan'da kılıç kuşanarak tahta geçen ve Kanunî Sultan Süleyman'dan sonraki padişahlar içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişah olarak kabul edilen I. Ahmed ilk yıllarında daha pasif bir padişahlık sürdürdü.

    I. Ahmed tahta çok küçük yaşta çıktığı için yarı naibe rolüyle Handan Sultan oğlu için bir öğretici oldu. Bu konuda Leslie Peirce, Handan Sultan'ın oğlu döneminde çok güçlü biri olduğunu ve tecrübesiz oğlu için zihinsel anlamda pek çok şeyi aşıladığını ve geri planda devleti yönettiğini varsaymaktadır. Oğlu üzerinde etkili olan annesinin etkisiyle sultan Ahmed ilk iş olarak tahta çıkışından 19 gün sonra büyük bir alayın refakatinde Safiye Sultan'ı Eski Saray'a göndertti. Böylece devleti kötü yönde etkileyen bir ekip de saraydan uzaklaştırılmış oldu. Sonraki diğer kararlarında da annesinin etkili olduğu açıktır.


    Sultan I. Ahmet tahta geçtiği sırada Avusturya Savaşı devam ediyordu. Osmanlı kuvvetleri Belgrad'dan Budin'e doğru ilerlemekteydi. Peşte (25 Eylül 1604) ve Hatvan kaleleri savaş yapılmadan kolaylıkla ele geçirildi. Osmanlı ordusu ilerleyerek Budin'in kuzeyinde bulunan Vaç kalesini ele geçirdi (16 Ekim 1604). Osmanlı Ordusu, Sultan I. Ahmet'in buyruğu üzerine Belgrad üzerinden Budin'e yürüdü. 29 Ağustos 1605'de Estergon Kalesi kuşatıldı ve tam karşısındaki Ciğerdelen kalesi fethedildi. 8 Eylül'de Vişegrad, 19 Eylül'de Saint Thomas (Tepedelen) kaleleri fethedildi. 3 Ekim 1605'de ise Estergon Kalesi teslim alındı.


    12 Kasım 1605 günü annesini kaybeden I. Ahmed için yeni akıl alacağı kişi Derviş Paşa olmuştu. Devam eden zorlu seferler Osmanlı Devleti'nin belini bükünce artık paşalar diğer devletler ile daha iyi ilişkiler kurma yoluna girmek isteyecektir.

    ,
    ZİTVATOROK ANTLAŞMASI

    Osmanlılar da, Avusturyalılar da art arda yapılan bunca savaştan dolayı sosyal ve ekonomik yönden çok yıpranmışlardı. Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı. Ancak 11 Kasım 1606'da Estergon-Komorom arasında Zitva suyunun Tuna Irmağına döküldüğü yerde imzalanan Zitvatorok Antlaşmasıyla barış sağlandı.


    Antlaşmaya göre Eğri, Estergon, Kanije kaleleri Osmanlılarda, Raab (Yanıkkale) ve Komarom kaleleri Avusturyalılarda kalacaktı. Avusturya bir kereye mahsus olmak üzere 200.000 altın savaş tazminatı ödeyecekti. Avusturya Arşidükü protokolde Osmanlı Padişahına eşit sayılacak ve Osmanlı padişahı Avusturya Arşidüküne yazışmalarda Kutsal-Roma İmparatoru (Sezar/Kayser) unvanıyla hitap edecek, her üç yılda bir karşılıklı armağanlar gönderilecekti. Avusturya'nın Macaristan için ödemekte olduğu yıllık 30.000 altın vergi ise kaldırılacaktı. Zitvatorok Antlaşması, Osmanlıların lehine gibi görünse de Osmanlı Devleti artık eski gücünde değildi. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki üstünlüğü sona ermiş, siyasi dengeler Osmanlı aleyhine bozulmaya başlamıştır.Bu barış antlaşmasının Osmanlı Devleti'nin imzalandığı en istifadeli antlaşma olduğu kabul edilmektedir.

    Safeviler'le İlişkiler

    Sultan I. Ahmet tahta geçtiği sırada, Osmanlı İmparatorluğu batıda Avusturya, doğuda Safevi devleti ile savaş halindeydi. Osmanlı ordusu Sinan Paşa komutasında Nahçıvan üzerinden Revan'a yürüdü. Bu arada yeniçeriler Van'a dönülmesini istiyorlardı. Osmanlı ordusu kışı Van'da geçirdi.


    Tebriz'i geri almak için yapılan savaşta Osmanlı ordusu, Şah Abbas'ın ordularını Selmas yörelerinde yendi. Ancak Erzurum Beylerbeyi Sefer Paşa'nın çekilen düşman kuvvetlerini izleyip asıl ordudan ayrılmasını fırsat bilen Şah Abbas, ordu merkezine ani bir saldırıda bulundu. Yenilgiye uğrayan Sinan Paşa önce Van'a, daha sonra da Diyarbakır'a çekildi. Şah Abbas Şirvan, Şamahı ve Gence'yi kolaylıkla ele geçirdi. Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'da devam eden Avusturya Savaşı ve iç isyanlarla uğraştığı için İran cephesinde başarılı olamıyordu. Sadrazam Nasuh Paşa, Şah Abbas'ın barış önerisini kabul etti.

    1612 yılında yapılan Nasuh Paşa Antlaşmasıyla 9 yıl süren Osmanlı-Safevi Savaşı sona erdi. Yapılan antlaşmayla, Safeviler Osmanlı Devletine 200 deve yükü ipek vermeyi kabul ettiler. 1615 yılına kadar süren barış dönemi Şah Abbas'ın antlaşmayı bozması üzerine sona erdi. Yapılan savaşlarda Osmanlılar çok kayıp verdi. Sultan II. Osman (Genç Osman) döneminde, Nasuh Paşa Antlaşması temel alınarak yapılan Serav Antlaşması ile barış tekrar sağlanacaktır. (26 Eylül 1618)

    Celali İsyanları


    Yavuz Sultan Selim döneminde binlerce taraftarı ile ayaklanan Bozoklu Celal, Osmanlı Devleti için büyük problem olmuştu. Bu isyanlar bastırıldı ise de Anadolu'da meydana gelen iç isyanlar ve karışıklıklara yine Celali İsyanları denildi. Sultan I. Ahmet döneminde Celali İsyanları tekrar patlak verdi. Tavil Ahmed, Canboladoğlu, Kalenderoğlu ve Deli Hasan ayaklanmaları bunlardan en önemlileridir. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa'nın ısrarlı ve sert politikaları sonunda Celali İsyanları zor da olsa bastırıldı.

    Islahatlar

    Yeni veraset sistemi:
    I. Ahmed saltanatında hanedan veraset sistemini değiştirip kardeş katli kanununu kaldırmıştır. Yerine ailenin aklı başındaki en büyük üyesi padişah olur sistemini (Ekber ve Erşet sistemi) getirmiştir. Bu yeni kanunun şehzadeler arasındaki rekabetin ve taht kavgalarının taht için gerçekleştirilen kardeş katlinin önlenmesi açısından Osmanlı tarihinde çok büyük önemi vardır.

    Ekber ve erşet sistemi: I. Murad döneminde Şehzade İbrahim ve Halil'in boğdurtulmasıyla başlayıp Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmed) döneminde kanunlaşan kardeş katli kanununu kaldırmıştır. Yerine Ekber ve Erşet (ailenin aklı başında olan en büyük üyesi) sistemini getirmiştir. Böylece oğullarından üçü padişah olmuştur. Bunlar sırası ile Genç Osman, IV. Murad ve İbrahim'dir. Ayrıca kardeşi Mustafa'yı da önceki padişahlar gibi öldürtmemiş, yaşamasına izin vermiştir. Nitekim kardeşi Mustafa da padişah olmuştur. Bu yeni kanun, kardeş katlini önlemesi açısından Osmanlı tarihinde büyük bir öneme sahiptir.
    Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri için gelirler vecde.. Vaad etmeseydi Allah cenneti, O'na bile etmezlerdi secde!..

    Gâh eserim yeller gibi , Gâh tozarım yollar gibi, Gâh akarım seller gibi, Gel gör beni aşk neyledi..

  2. #2
    Status
    Çevrimiçi
    ~KAPTAN JACK~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Mayıs 2014
    Nereden
    WAN
    Mesajlar
    2,088
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    22

    Cevap: I. Ahmed Dönemi

    Emeğine sağlık ustam, saygılarımla
    "Göz gördü gönül sevdi ey yüzü mâhım! Kurban olayım söyle var mı bunda günâhım? "

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •