Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 23 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Nedir bu?

  1. #11
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?

    Usta burası hemen.bizim evin arka tarfında yamaçta bir yerde bunun biraz sağ tarafinda vadinin içinde baska bir figur daha var.ve o figürun baktığı yönde tepede kaplumbağay benzettigim bir tas daha var onlarida atacam incelersiniz usta...

  2. #12
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?


    Bu sağ uş tarafta vadinin icinde olan figor

  3. #13
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?



  4. #14
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?

    Buda bunun kaplumbaga dedigim.tas


  5. #15
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?

    Baktığı yön
    covid-19 (10.Ocak.2021) Bunu beğendi.

  6. #16
    Status
    Çevrimiçi
    aslan81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Nisan 2009
    Nereden
    trakya
    Mesajlar
    2,520
    Beğenmiş
    623
    Beğenilmiş
    473

    Cevap: Nedir bu?

    Bu sayfada yani 2.sayfa ilk resim yılan formunda değişik açı olmadığından ,kaplumbağa dediğin ise üstü kapak gibi mezar kendisinde ,buranın hikayesi nedir sormuştum burası eskiden kimlerin köyüymüş gulon biraz tarihi bilgi alalım değilmi ,
    Gulon (11.Ocak.2021), kurtbaba (Dün) Bunu beğendi.

  7. #17
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?

    En son ermeniler yasamış.ve bide roma onun dışında bilgim yok.

  8. #18
    Status
    Çevrimdışı
    DOIDYE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2016
    Mesajlar
    3,857
    Beğenmiş
    667
    Beğenilmiş
    802

    Cevap: Nedir bu?

    Alıntı Gulon Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nedir bu?
    Merhaba,

    Çok eski döneme dayanan mezarlar var orada. Bazen neler olduğu birçok sebeple algılanamasa da türlü betimleme olması son derece normal ve zaten alışık olduğumuz bir durumdur.

    Heh şimdi gelelim asıl sevdiğime...


    Alıntı Gulon Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Buda kaplumbaga dedigim.tas


    Öncelikle o bir kaplumbağa değil bok böceği

    Ben eskileri çok severim. Eskilerin sevdiğim bir sözünde de dediği gibi "her gördüğün sakallıyı deden sanma" misali her kavukluyu hoca, her kabukluyu da kaplumbağa sanmamalıyız.

    Fakat evet benziyor, o konuda haksızlık edemem.

    Aslında tam bok böceği de değil ama onun atalarından ve Scarabaeidae familyasından bir böcek türü. Şaka yapmıyorum.




    Antik dönemde türlü medeniyette kutsal kabul edilmişlerdir ve Antik Mısır'da da kutsal kabul edilip türlü noktada örnekleri, kaya işlemeleri ve hatta süs eşya örnekleri de vardır.

    Onların familyada bir sürü tür olsa da kayanızda kafanın bitip sırtın/kabuğun başladığı kısımdaki ters üçgenin sebebi de odur:

    Dikkatli inceleyin:




    Hep dediğim gibi detaylar çok sır barındırır.

    Neyse, onun bir kaç yüz metre ilerisinde aşağılarda bazı işleriniz var ama uğraşmaya değer mi emin değilim. Aynen konu başında ilk fotoğraftaki "bu nedir" dediğiniz, altındaki çıkıntıya kasa denilen ama aslında kasa olmayan o kayaya da belli bir mesafede ayrıca önemli bir başka nokta olduğu gibi...

    Hoş geldiniz
    4LF4 (11.Ocak.2021), amero (11.Ocak.2021), aslan81 (11.Ocak.2021), Gulon (11.Ocak.2021), kurtbaba (Dün) Bunu beğendi.
    Görünene göre karar verenler ne kadar az şey gördüğünü bilmeyenlerdir...

  9. #19
    Status
    Çevrimiçi
    Gulon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2020
    Mesajlar
    101
    Beğenmiş
    21
    Beğenilmiş
    21

    Cevap: Nedir bu?

    Usta asagılarda ne aramalıyım bunun baktığı yönde aşagıda kuru derede var karşısında taş yığma olabilecek bir yer var bahs etyiğiniz yer orasi olabilirmi?

  10. #20
    Status
    Çevrimiçi
    aslan81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Nisan 2009
    Nereden
    trakya
    Mesajlar
    2,520
    Beğenmiş
    623
    Beğenilmiş
    473

    Cevap: Nedir bu?

    BEN MISIRLILARIN BOK BÖCEĞİ OLAYINI BİLİYORDUM AKLIMA GELMEDİ #DOIDYE DEĞİNMESE GELMEZDİDE
    Avrupa-- İNSAN KÜLTÜRÜNDEKİ BOK BÖCEKLERİ - Bok Böcekleri
    Eski Yunanlılar ve Romalılar, Mısır kutsal bok böceğini, değişen derecelerde benimsemişlerdir. Bu, Mısır “ölümden sonra hayat” mesajlarının bileşimlerini, ölüler diyarındaki yargılanma sırasındaki “dengenin koruyucusu”na ya da güneş tanrısı simgeciliğine dahil ettirmeden, temelde, bok böceğini, iyi şans muskası olarak, işlev görür hale getirdi. Kuzey Suriye’den geldiği sanılan iki bok böceği, son zamanlarda, güney Türkiye’deki Uluburun’da keşfedilen bir Bronz Çağı gemi enkazında keşfedilmiştir. Nefertiti’nin isminin geçtiği eşsiz bir altın bok böceğiydi. Nefertiti; Mısır’daki tek tanrıcılığın kurucusu, kabul edilmiş öğretilere karşı olan 18. Hanedanlık, Mısır firavunu Akhenaton’un (MÖ. 1352-1336) karısıydı. Ticaret gemisi, MÖ 1300 dolaylarında batmıştı ve muhtemelen Kenan Ülkesi kültürüne aitti. Bir başka yerde, Girit adasında, gergedan böceklerinin (muhtemelen Oryctes türleri) el büyüklüğündeki resimleri, tarihi yaklaşık MÖ 1600’e uzanan bir Minos mabedinde yapılan kazıda bulunmuştur. Romalıların, özellikle bok böceğinin koruyucu güçlerine, özellikle savaşta, büyük inançları vardı ve pek çok yapma bok böceği, tarihi MÖ. 400’den öncesine uzanan Roma mezarlarında bulunmuştur. Son zamanlara kadar, eski madeni paraların üzerinde, hep, bok böceği ve onun dışkı topağı olarak görünen, gerçekten, tek kın kanatlı olarak, sadece, bok böceğidir. Sadece, birkaç eski Yunan ve Roma madeni parası, bunun tasvirini taşımaktadır. Polonya, üzerileri Lucanus cervus (L.) denen geyik böceğiyle süslü iki göz alıcı Zloti madeni parası piyasa sürdü.
    Ortaçağ’da, Reitter’e (1961) göre, dinsel mahkemeler (sivil mahkemelerin aksine), gerçekten, ekinlere tehlike oluşturacak ve hayatı ve toplumun arazisini etkileyecek kadar büyük sayılara ulaştıklarında, zararlı hayvanlara (sıçanlar, fareler, tırtıllar, çekirgeler, mayıs böceği [Melolontha türleri, Melolonthinae]) larvaları) karşı davalar açtılar. Mahkemenin niyeti, bu hayvanları, kayba neden olan veya tehdit oluşturan faaliyetlerinden feragat ettirtmekti. Yargılama usulleri; dualardan, vaizlerden, şeytan çıkarmalardan ve kutsal suyun kullanılmasından oluşuyordu. İlk duruşma gününde, savcı, sanık (mahkemedekilerin temsilcileri) aleyhindeki suçlamaları okuyordu. Hakim, üç kez, onlara, gazaplarıyla ve lanetleriyle bölgeyi terk etmelerini emrediyordu ve sanıklar, daha sonra, serbest bırakılıyordu. Beklendiği gibi, bunun, hiçbir etkisi yoktu. Üç gün sonra, mahkemenin ikinci safhası, Piskopos ve temsilcilerinin önünde gerçekleştiriliyordu. Davacı, sanığın, ilk mahkemenin kararlarını dikkate almamasını göz önünde bulundurarak, hükmün uygulanmasını talep ediyordu. Bunun sonucu olarak, yargıç, onların yakınlarına beddua ettiği halde, birkaç sanık, mahkemenin önüne çıkarılıyordu ve idam ediliyordu. 1478’de, Lozan (İsviçre) Piskoposu, tüm kırsal bölgelerde, tahribata yol açan mayıs böceklerinin kurtçuk larvalarına karşı yargılama usülleri kurdu. Larvaların, sıradan bir vaiz tarafından kilise kürsüsünden afaroz edildiği açıklandı ve bunun üzerine, dinsel örgütten, üç kez, “Selam, ey Meryem!” ve üç kez, Hazreti İsa’nın öğrettiği “Rabbin duası” söylenerek destek istendi.
    Avrupalılar, hem erginlerini hem de larvalarını tüketmeye başladıklarında, mayıs böceklerine karşı daha aydınca bir tutum gelişti. İntikam değil, beslenme bir unsurdu. Meyer-Rochow’un belirttiği gibi, Avrupa menülerinde böceklerin olmaması, oldukça yenidir. İnsanların böcek yemesinin nedeni, sadece daha büyük av hayvanlarının eksikliği değildi. Böcek korkusunun, eskiden, neredeyse her kültürde son derece yaygın olması (gıda ya da protein sıkıntısına bakılmaksızın) gerçeği, böcek yemenin başka nedenleri olduğunu göstermektedir. İlk insanların, böcek yemeye karşı hep içgüdüsel bir tiksinti duydukları şüphelidir ve temelde, böceklerin itici olduğunu gösteren herhangi bir şeyin varlığı konusunda kanıt bulunmamaktadır. Böcekler, yüksek besin değeri olduğundan ve bolca bulunduğundan dolayı tüketiliyorlardı ve halen de tüketilmektedirler. Cherry’nin (kişisel ifadesi, Ocak 2006), varlığını reddetmesine ve et ve balık kaynaklarının artmasından dolayı, dünyamızdaki kültürlerin, böcek yemekten kolaylıkla vazgeçtiklerine inanmasına rağmen, besin olarak böceklerden tiksinilmesi, yeni oluşturulan bir gelenektir ve batı medeniyetinin ön yargısıdır.
    Avrupa’daki bok böcekleri, geriye kalan kısımları çok kitinli olduğu için, erginlerin karınlarının ve göğüslerin yeğlenmesine rağmen, pek çok biçimde hazırlanmaktadır; larvaların baş kapsülü haricindeki her yeri kullanılabiliyordu. Illiger (1804), Mayıs böceklerinin (Melolontha türleri) hazırlanmasına dair tarifler sunmuştur ve geçen yüzyılın (19. yüzyıl) sonuna değin, en iyi Fransız lokantalarında mayıs böceği çorbasını bulmak mümkündü. Westerman, mayıs böceklerinin Avrupa’daki bazı dağ halklarınca yendiğini açıklamıştır. Hope, mayıs böceklerinin (Melolontha türleri) ve Rhizotrogus pini’nin (Olivier) (Melolonthinae) (çamlarda görülen kızıl sarı veya kızıl renkte küçük mayısböceği), Moldova’da ve Eflak’ta tüketildiğini göstermiştir. Oldukça eğlendirici “Neden Böcek Yemeyelim” kitabında, Melolontha vulgaris Fabricius denen mayıs böceğini yemeyi şöyle şiirleştirdi:
    “Mayıs böcekleri, sadece yaygın bulunmayıp aynı zamanda en iyi sunulabilen büyüklüğe ve tombulluğa sahiptir. Bu raundun tekdüzeliğini değiştirecek yeni bir başlangıç yemeği keşfetmek isteyen ev sahiplerine ne güzel bir Allah’ın lütfu! Diğer yönlerden böyle büyük adımlar yaratacak olan icat, neden aşçılıkta yerinde saymaktadır? O zaman, burada, misafirlerine yeni ve lezzetli yemekler sunmayı arzulayan hanımlar için sizce,”Körili Mayıs Böcekleri”nden ya da eğer daha gizemli bir isim istiyorsanız, “Larvae Melolonthae a la Grugru”dan (Sert meyveli Akrokomya Palmiyesi Kurdu usulü Mayıs Böceği Larvaları) daha iyi ne olabilir? Toprak sahibi konuklar, bunun üzerine, masanızda, kısasa kısas yasası gereği, en kötü böcek işkencecilerinden birine, aynı şekilde karşılık verme fırsatının zevkine varmalılar. Çiftçi eliyle götürülmesi gereken diğer yemek, Telkurdu soslu Kızarmış Mayıs Böcekleri’dir. Ancak, küçük ‘solucan’ (kurt) sözcüğüne itiraz edilebilir. Öyleyse, bunu, menümüze Takla Böceği soslu Kızarmış Mayıs Böceği olarak yazarak, zarif bir şekilde titizliği olan kibar duygularımıza yaltaklanalım”.
    Larva ve ergin mayıs böceklerinin yenmesi, bugün, halen Avrupa’da tek tük süren bir gelenek olmakla beraber, eskiden, orada açıkça yaygındı.
    amero (11.Ocak.2021), kurtbaba (Dün) Bunu beğendi.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •