Dedeağaç (Alexandroupolis) Vilayeti’ne bağlı yörenin büyük köylerinden Ruşenler’e ulaşmak için Türkiye sınırı boyunca yani Meriç’i izleyerek ve Anavatanımıza çok benzeyen tabiat örgüsü içindeki Sofulu (Sofliyan) ve Küçük Derbent’i (Mikro Dereio) geçtik.
Şaphane Dağları -tarihi belgelerde Tanrı Dağı ve yerel kullanımda Koca Yayla Dağları- denilen dağların eteğinde ve meşhur Seçek Yaylası’na yakın bir alanda bulunan buradaki Türk köylerinin önemli bir kısmının zamanında Kızıldeli Sultan Dergahı Vakıf arazileri içinde olduğunu biliyorduk.
Fakat Seyyid Ali Sultan Dergahı’nın ve bu köylerin, ismini çok sık duyduğumuz ve artık Kızıldeli Sultan’la özdeşleşen Dimetoka’dan (Didimotiho) altmış kilometre uzakta bulunduğunu şahsen ben bilmiyordum.
Nihayetinde içinde birçok Türk tarihi eserinin de bulunduğu Dimetoka’ya (Didimotiho) bu ziyaretimizde istememize rağmen uğrayamadık.
Seyyid Ali Sultan yani diğer ismiyle Kızıldeli Sultan Dergahı’nın Vakıf arazilerinin çok büyük olduğunu, bu araziler içinde elli civarında köy olduğunu, yüzlerce hayvanıyla, ormanlık alanıyla, tarlalarıyla, çeşmeleriyle bu Dergah’ın Vakıf mallarının çok bol olduğunu birçok kaynaktan bu arada yine değerli tarihçi Ahmet Hezarfen’in Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinden çevirdiği belgeler aracılığıyla öğrenmiştik.

Alıntıdır –Ayhan AYDIN
Yunanistan, 21/22 Kasım 2004